EVLİLİK PROBLEMİ

Evlilik modern anlamda karşılıklı iki cins insanın; birbirlerine saygı, sevgi ve güven duygularıyla yaklaşarak, aralarında paylaşım ve fedakârlık gibi ortak noktalar bulmalarına ve bu olguyu resmiyete dökerek, sonuçlandırmaya evlilik denir.

Evlilik kutsal bir yaklaşım olarak, toplumu oluşturan en önemli müessesedir. Bir toplum sağlam, temiz ve düzenli ilişkilerle kurulu ailelerin varlığıyla ayaktadır. Kimin kimle olduğu belli olmayan, savruk ve aile kurma temelini yansıtmayan, temelini ilişkiler bozuk ve temelsiz toplumlar doğurur.

Metafizik sistematiğinin, spiritüal yaklaşımına göre ise evlilik, ruh âleminde önceden, evlenmeleri belirlenmiş iki farklı cinsin, aura denilen ruh mahiyetlerinde birbirine benzer ruh güç ve enerjilerinin, bu dünyada çeşitli kadersel sebeplerle bir araya gelerek magnetik anlamda çekim oluşturmasına evlilik denir.

Kimin kimle evleneceği, kimin evlenemeyeceği, kimin hangi sebeplerle evleneceğinin hepsi mutlak kader'dedir. Evlilik sadece sevgi üzerine kurulmaz; mantık evliliği, mecburiyetten evlilik, iş-icap için evlilik vb gibi olgular çeşitli kadersel sebeplerle oluşur. Evliliklerin kadersel olgunun bir parçası olmasının sebebi de ilişkide doğacak çocuğun, Yaratan tarafından önceden bilinmesidir.

Mutlak kader sadece iki farklı cinsin yani kadın ve erkeğin evlenmesini kabul eder. Ya da iki aynı cins sapıksal evlilikler asla kadersel olguya bağlanmaz. Evlenipte çocuk sahibi olamayan insanlar çoktur. Bu olgu spiritüalizm anlayışına göre modern ve alternatif tıbbın tüm imkânları kullanılsa bile, eğer yine çocuk sahibi olunamıyorsa, bunun hayırları da var demektir.

Günümüz post modern felsefesi, evlilikleri resmiyete dökmekten uzak, beraber yaşama anlayışı geliştirmiş olmasıdır. Bazı insanların evlilik aşkı öldürüyor yok ediyor sözü her ne kadar doğru olsa da, sonuçta evlilik içinde yaşanılan topluma örnek ve evrensel etiğe uygun olarak da her açıdan yaşanması gerekir.

Tüm toplum gençleri evlenmeye özendirmeli ve her koşulda evlenmeyi düşünen insanlara yardımcı olmalıdır. Ekonomik anlamda birlikte yaşama yetersizliklerini görenler ve birbirini seven iki insan ekonomik sebeplerden dolayı evlilikten soğumaktadır. Bu olgu evlilik dışı ilişkileri doğurmakta bu sebepten dolayı da toplumsal ahlak anlayışı otomatikmen değişmektedir.

Toplumsal ahlakın bozulduğu toplumlarda namus kavramı değişkenlik göstermektedir. Namus asla iki bacak arası değildir, fakat kendini bilen bir kız herhangi bir zorlama veya baskı görmeden, doğuştan bilinçli olarak yaratılmış parçayı korumakla mükelleftir.

Toplum ahlakı ailelerin kızlarını iyi ve terbiyeli yetişmesiyle ön plana çıkar. Bir aile kız çocuğuna devamlı yaşamdan iyi örnekler vererek ve inançla besleyerek yetiştirirse kız doğru yolu bulur. Ya da kız başıboş kalırsa, dışarıda hayvanlar gibi sürü kurtların ağlarına takılacak tuzaklarla uğraşmak zorunda kalır. Hayatın her kesitinde kadınlarımızı korumazsak ve onlara değer verip, kendi kızlarımız ve evlatlarımız gibi görmezsek bizde bozulan toplumsal ahlakın bir parçası oluruz.

Düşene ve düşürülene bir darbede ben vurayım ya da ben yapmasaydım başkası yapacaktı zihniyetlerini toplum olarak bir tarafa bırakıp insanlarımıza ve kadınlarımıza sahip çıkalım. En azından kadınlarımıza kötü muamele, şiddet ve tacizde bulunmayalım. Kadınlara daha yaklaşımcı, iyiliksever, korumacı ve saygılı davranırsak, güven ortamında toplumsal ahlakı da korumuş oluruz. Hiç bir kadın doğuştan kötü yola düşmek istemez, onu zorlayan ekonomik sebepler veya onursuz insanlar vardır.

İslam inancının güzelliği ve temizliğiyle yaşamak varken, insanlığa yakışmayan ve insanı çirkefleştiren ego ve nefs egomanyasını neden yıkmayalım. Çağımızın bilgi kültürü gelişirken, teknolojik iletişim araçlarıyla ya da çeşitli ahlaksız durumların artığı bugünkü topluma bakıldığında çok vahim durumlar vardır. Pornografik yayınlar, hayvan pornosu, çocuk pornosu gibi insanı onursuzlaştıran, küçülten hatta aşağılık duruma getiren yayınlar ve bu sektörlerden paralar kazanan insanlara yazıklar olsun.

Toplumsal anlamda ekonomik kaygılar ve aç gözlülüğün yansıması olarak, günümüz toplumunda artık yavaş yavaş evlilik anlayışı da değişime uğramaktadır. Kadın ekonomik özgürlüğünü eline almadan evlenmek istemiyor, erkek ise sağlam ve iyi geliri olmayan bir evlilik planı kuramamaktadır Bu olayların sebepleri çok geniştir

1.Bazı kadınlar ekonomik özgürlüklerini ellerine aldıklarında, kendilerinden daha üst statüde erkeklerle evlenmek istemeleri, iş bulamayan, ya da çalıştıkları işlerde düşük ücret alan erkekleri evlilik düşüncesinde karamsarlığa itiyor.

2.Devlet ve özel kurumlarda çalışan erkekler, evleneceği bayanı çalışan bayan, çalışmayan bayan olarak ikiye ayırıp, çalışan bayanları tercih etmeler. Çalışmayan ev kızlarının, evde kalmalarına neden oluyor. Kadınlar içinde geçerli.

3.Bazı kadınların devlet veya sağlam geliri olmayan erkeklerle evlenmek istememeleri, mantıksal evlilikleri ya da evde kalmalarına neden oluyor.

4.Fuhuş veya dost hayatı denilen beraber yaşamak anlayışı bazı erkeklere daha cazip gelmesi, evlenmeyi geciktiriyor

5.Kadınların kendilerini kişisel gelişim açısından geliştirememeleri kültürlü erkekleri, kültürsüz bayanlara yakınlaştırmaktan uzaklaştırıyor. Kadınlar için de geçerli.

6.Bazı anne ve babaların, kızlarını maddi durumu çok iyi kişiler ile evlenmelisin sözleri, kızları şartlandırarak, kısmetlerini veya ortamlarını ona göre kurmalarını sağlıyor.Bu olayda kızları yanlış yollara sevkediyor.

7.Günümüzde okumanın önemi artış gösterdiği için üniversite okuma, iş bulma derken, yaşın ilerlemesi evlilikleri geciktiriyor.

8.Kız istemede ailelerin, erkek tarafından çok şeyler istemesi anlayışı, çoğu aileyi kız istemekten soğutuyor.

9.Bilinmeyen ortamlara çok girip, çıkan. Onunla bununla sarmaş dolaş olan, hoppa ve kişiliksiz kızların, genç erkekleri evlilikten soğutuyor.

10.Kimi erkeklerin, kızların bekâretine çok önem vermesi, bekâretini kaybetmiş kızların, evlilikten soğuma problemi oluşuyor. Kızlık dikimi ya da esnektir anlayışı asılsızsa olsa bile bazı erkekler yutmuyor.

11.Asil erkeklerin veya bayanların, asil olmayan insanlarla evlenmek istemeleri. Evliliklerde hatalara neden oluyor.

12.Bazı yörelerde başlık parası ve çeşitli törelerin varlığı evliliği geçiktiriyor. Örneğini daha çok sayacağımız problemlerin olduğu bir toplum içerisinde her şeyin maddiyatla yada sadece maneviyatla olmayacağını bilen tüm insanlar, evlilik kurumunu geliştirerek sağlam bir nesil bırakabilirler.

Metafizik Uzmanı Gökhan Hani