GÖZLERLE KONUŞMA SANATI

İnsan ruhunun giriş yeri gözlerdir.Gözler ruhların sır kapısı olarak hep aynı dili konuşur. Gözler,diller gibi kelimeleri hece hece üretmez.Gözler estetiğin ve ahengin birleştiği noktada birleşip anlam kazanır.Gözlerin bu özelliği taşıması sebebiyle cümleleri bir anlam bütünlüğünde karşısındakine aktarır.Sözler gerçek olmayabilir,sözler her şeyi ifade edemeyebilir ama gözlerin içindeki anlam ve manalar insanın ruhuna yansıtır.Ruh sadece gözlerin içindeki manada kendini bulur.Ruhun etkilendiği en güzel göz,bakınca yürek yakan gözdür.Herkesin gözü yakmaz yüreği.Yüreği yakan gözler sadece ve sadece yüreğindeki asaleti ruhunda taşıyandır.Asalet sonradan kazanılamayan değerler diyalektiğinde yer alan değişmeyen özdür.Bütün insanların yaratılış amacı bu özde gizlidir.Gözler ruhun aynası olarak hep kendini ele vermiştir her zaman; konuşurken gözlerimin içine bak deyimi de buradan gelmiştir.Gözler insanın duygularını yansıtan bir araç olarak deşifre edici bir özellik kazanır. Günlük hayatta gözler daha çok samimi ilişkilerde belirginleşip anlaşılır bir dil gibi kullanılır her zaman.Sevgi,paylaşma,eşitlik ve yardımlaşma gibi sosyal değerler gözlerin konuşma dili ile gelişip pekişmiştir çoğu zaman.Artık gözlerle konuşma zamanındır saf ve masumane bir endam ve naz ile.Zihnimizde oluşan olumlu düşünceleri,anlatamazsak bile bazı durumlarda insanlara en azından duygularımızı gözlerimizle ifade edebilmenin yollarını aramalıyız.Gözlerin konuştuğunu ifade edebilseydi diller,bin bir çeşit konuşulmazdı kelimeler.

GÖZLERLE KONUŞMA SANATININ İNCELİKLERİ

Gözler ile bakma alıştırmaları yapılmalı:

Gözler insan düşüncelerini karşısındaki insana veya varlıklara anlatmadan önce kendi kendini eğitmesini öğrenmeli,bir ayna karşısında çeşitli duygu ve düşünceleri gözlere aktararak kendi gözlerinin konuşma dilini geliştirmeli.

Gözlerin çevresindeki dokular ile hareket etmesi sağlanmalı:

Gözün çevresindeki dokuları,gözleri çevirim noktasında ritmik olarak ayarlanarak hareket edilmesi alıştırılmalı.

Gözler,yüze yakışmalı:

Gözlerin ne ifade ettiği,yüzün mimik hareketiyle uyumlu şekilde hissedilmesi sağlanmalı.

Gözün konuştuğu dil ile,yüz mimik hareketinin anlamları aykırılık taşımamalı.

Gözler kelime olarak değil,kelimeler bütünlüğü olarak bakış oluşturmalı

Gözler anlatmak istedi duygu ve düşünceleri karşısındakine bütünsel anlam ve mana olarak aktarabilmeli.

Gözler,ışığın modunu ayarlamasını bilmeli:Gözler,bulunduğu yerin ışığın yüksek ve düşüklüğüne göre kendini ayarlamalı.Yada çok fazla ışıkta bakış daha canlı gözükeceğinden,enerji kaybı olabilir.Cansız olan ışıkta ise göz,göz altı ve yüz mimik üçlemesi beraber kullanılmak zorunda kalınır.

Gözler yapay olmaktan uzak kalmalı:

Gözlerin bakış tarzı doğal olabilmeli.Yapay bakışlar kendini deşifre eder.Fakat gözlerle bakma sanatı geliştirilirse yapaylık artık doğallığa bırakacaktır.Normatif olmasa da yeri geldiğinde yapay bakış ortamı olsa da,doğal bakış verilebilmeli.

Gözler ortamına göre,baskın bakış şeklini kullanabilmeli:

Girilen ve içinde bulunan ortamın havasına göre bakış şekli oluşturulmalı.Karşımızdaki insanı sorgulayacak biçimde bakılması önlenmeli.

Gözlerin konuştuğu bakış esnek olabilmeli:Gözler baktığında zamanı ayarlamalı,fazla bakış insanları rahatsız edebilir.Gözlerle verilecek iletiler verildikten sonra bakış kesilmeli yada dalgalı bir şekilde bakış geliştirilmeli.

Gözler rahatsızlık vermemeli:Bazı insanlar baktıklarında rahatsızlık verir.Gözler insanları rahatsızlık vermek için bakılmamalı,gözler sadece dille verilemeyecek mesajları verebilmeli yada gözler konuşulan dile yardımcı olmalı.

Gözler pozitif enerji dağıtabilmeli:İnsan pozitif duygular içerisinde olduğunda,pozitif enerji insan gözüne yansır.Gözler bunu çevresinde kullanmasını bilmelidir. Gözler ile konuşma sanatının bütün yönleri bilindiğinde,kelimelerin anlatamadığı yada vurgulamadığı tüm düşünceleri gözler söylemekten aciz kalmaz.Gözler ruhun ayna görevini görür.Gözlerin yalan konuştuğu sadece ağlamayla olur.Bazen ağlamak insanları sömürmek için kullanılan bir araçtır. İnsanları kelimeler ele vermese bile,aslen gözler insanları ele verir.Bazı insanlar gözlerini gözlükler ile saklamaları bu yüzdendir.Gözlerin estetik değeri sanatsal ifadelerle anlatılamaz.Yaratanın gözlere yüklediği mana insan vucudunun hiçbir yerinde bile yoktur.İnsanlar sadece anladığını yorumlar,anlamadığını yorumlamakta zorlanır.Gözlerin esrar yönü de bundan ibarettir.

İnsanların en büyük aşkı gözlerdir.Gözler aşık olunacak en güzel organdır.Gözlerin bir bakışı bile insanı cezp eder.Kimi insanlar sırf gözlerin içindeki manaya hayran kalıp evliliklerini yapmışlardır.İnsanı etkileyen en önemli organın göz olması şaşırtıcı değildir.Gözler insanları kıskandırır.Gözleri güzel insanların bakışına tutuşmak insan doğasındandır.İnsanın dış görünüşünde gözlerin anlattığını hiçbir vucut hatları anlatamaz.Gözlerdeki ince ve etkileyici ışınlar,nazarı bile meydana getirir.

Gözlerin bu yönü insanlarda ısı ışınlarının (radyasyon) olduğunu kanıtlamıştır.Gözleri güzel olandan değil,insanın gözü güzel olmayandan korkulmalıdır. Beyin gücünün yaydığı alfa,beta,gama,teta ve delta ışınları bakışlar üzerinde karşınızdaki kişide etkide bulunur.Sağ beyin yani sağ lobun gözlerle bakış yönünde beta ışınları yayılır.

Beta ışınları soğuk ışınlar olup,sol gözü temsil eder ve sol gözle yan bakıldığında kişiye beta ışınları yayılarak kişi rahatsız olur.Beyin beta bakış akışı içerisinde 12 cps elektirik gücü yayar.

Sağ beyin yani sağ lobun gözlerle bakış yönünde alfa ışınları yayar.Alfa ışınları sıcak ışınlar yaymasıyla,sağ gözü temsil eder ve sağ gözle yan bakıldığında alfa ışınları sağ gözden yayılarak insana rahatlık ve olumlu duygular sağlar.Beyin alfa bakış açısını 0-6 cps formatında dağıtır.Beynin ön bölümünde yani sağ ve solun direkt bakış açısı oluşturarak 12-24 cps enerji yayar.

Beynin sağ ve ve sol göz boyutunda bir insana bakıldığında gama ışını yayar.Gama ışını nötr etkisiz elektirik yayar.İnsana ne olumlu nede olumsuz enerji yayarak bu bakış tarzı insanları düşündürtür.Genellikle ilk karşılaşmalarda ve ilk tanışmalarda ön beyin sağ ve sol gözle gama ışını yayar.Beynin arka lobundan teta ışınları yayılır.Teta ışınları insanın başına arkadan bakıldığında kişinin teta cps enerji bakış tarzı açılımında bazı ön yargılara varabilir.

Teta ışınları 24-36 cps enerji gücündedir.Beynin omurilik bölümünde ise delta ışın ışınları sinirsel sempatik ve parasempatik bakış açısını oluşturur.

Delta ışınları 36-48 cps enerji gücünde olur merkezi sinir sistemini düzenler.Gözlerin bakış tarzlarının insan üzerinde etkileşimleri vardır. Hipnoz eğitimlerinde alfa ve beta aralığında kişinin hipnotik telkine gelmesi,tekrarlanan ve rutin işleyiş üzerinden pozitif enerji komutlarıyla verilir.

METAFİZİK UZMANI GÖKHAN HANİ