MANYETİZMA 

Tarihten bu yana insanların sihir ve büyü olarak algıladıkları insan-cin ve diğer varlıkların maddeler üzerindeki ısı ve ışık çekim kuvvetine verilen isimdir manyetizma.

Dünyadaki tüm varlıkların fenomenolojik yapısında bulunan çekim kuvveti insanlar ve varlıkları birbirine bağlayan etkileşimiyle günümüzde keşfedilen elektro manyetik akım ve enerji boyutlarıyla sınai,tıp,ilaç,alet ve nükleer yapıyla kullanılmaktadır.

Fizikte bilimde  elektro statik enerji adı verilen enerji gücünün asıl mekanizmasını manyetizma oluşturur.Mıknatısın demiri çekmesi gibi manyetizmada insanı veya diğer varlıkları birbirine bağlayan çekim kanal boyutlarıyla bir araya getirmektedir.

Materyalizasyon ve idealizasyon yöntemleri ile yaratılışta atom zerrecikleri denilen kuantumların nasıl birbirlerini çekim kuvvetiyle bir araya gelerek bir maddeyi oluşturdukları bilinmektedir.

Nötron,proton ve elektronların birbirleriyle zincirlemeli bağlam kurması manyetizmanın en basit yöntemidir.

Manyetizmanın teolojik anlamı büyüdür.Büyü vardır veya yoktur düşüncesine metafizik uzmanlığı olarak verilen cevap büyü vardır.Büyü manyetizmanın çekim kuvvetinin etki alanıdır.

İnsanın fizik ve ruh yapısına uygun varlıklar ve araçla vasıtasıyla büyü gerçekleşir.Büyü tüm ilahi dinlerde yapılması etik değildir.Büyünün etik olmamasının sebebi kaderi dondurmasıdır.Yada büyü asla kaderin sonucunu bozamaz,sadece büyü kaderi geciktirici etki oluşturduğu için YARATANIN İŞİNE karışılmış olacağından YARATANA ŞİRKE girer.

Büyü yapanların kadersel iyilik ensanteresi değişime uğrayarak,belalar ve kazalara maruz kalınır.

Parapsikolojik çalışmalarımızda görülmüştür ki!Büyü nün insan üzerinde magnetik enerji versiyonunu bozduğu gözlenmiştir.Sihir ve tılsım sanatlarında da kullanılan yöntemlerin başında gelen manyetizmadır.Manyetizmanın tüm yönlerini bilen insanlara büyü,sihir ve tılsım işlemez,yaşanılan bu alemde diyalektik devinim tez ve antiteziyle işlemek zorundadır.

Manyetik etkinin anti-manyetik alanının da olduğu bilinmesi gerekir.Antimagnetik akımların başlangıcını oluşturan analitik formüller kuantum fiziğinde de yer kaplamaktadır.Rölativite kuramıyla ünlenen einstay'nın makaleleri bir bilim adamı olarak incelenirse kuantumların zaman-mekan alanlarının birbirine uyum göstermediği izafiyet açıklamaları bütün maddi ve maddi olmayan alemlerin elektro manyetik enerji akımlarıyla farklılık gösterdiği sonucunu oluşturmaktadır.

Isaac Newton yerçekimi kuvvetini keşfetmesine rağmen Yerçekimi kuvvetinin sadece yaşanan alemde var olduğu görüşünü savunmuştur.Fakat Isaac Newton o zamanın bilim bağnazcıları ve taklitçilerden sakınmak için ilerledi çalışmalarını yayınlamaktan çekinmiştir.

Bizim insan ışınlaması ve ruh genetiği çalışmalarımız gibi.Bilim literatüründe açıklandığı gibi hipnotizmanın sistemli hale getiren ve yayan Mesmer değildir.Asıl mesmer manyetik çekim oluşturan cisimleriyle hastalar üzerinde tedavi yöntemleri kullanmıştır.Hipnotizmanın asıl nedeni telkin olduğundan telkinin başlangıcında sözler ve cisimlerin birbirine uyum durumudur.Telkin olayı sadece hipnotizmada uygulanmamaktadır.Bu telkin sadece bilenen yöndür.

Telepatik telkinler ise bilinmeyen manyetik alanın oluşturduğu etkidir.Bilinmeyen telkinlen konusunda Türkiye ve diğer ülkelerde bu konular hakkında çalışmalar yapılmamaktadır.Telkinlerin en değişiği bilinçaltına uzaktan (tele)verilen telkin frekansıdır.Gaybtan haber almanın bir yoluda telepatik telkinlerdir.Medyum veya hoca olarak adlandırılan kişilerin manyetik boyut konularını ve telepatik telkin mekanizmalarını bilmedikleri halde gaybden bilgi aldık açıklamaları YALANDIR.

Telepatik telkin yollarını açıklamamız olanaksızdır.Etik olmayan ve okülltizm denilen gizemciliğinde(havas) gizli ilimlerin bile ötesidir.Tarot ve diğer iskambil kağıt oyunlarıyla galeceği söylemek anlayışı da YALANDIR.Astroloji ile gaybtan bilgi vermekte YALANDIR.

Bazı ulusal ve yerel gazate ve dergilerde astroloji ve rüya tabiri yapan kendilerin bile anlamadığı gelecekten, haber vaya gaybden haber manasındaki bilgiler YALANDIR.Gökte ve yerde bilinen ve bilinmeyen sırları YARATAN sadece bu konuları taşıyacak ruh fıtratına uygun olan kişiye(batın) sıfatıyla nasip eder.Bilenen gayb dan  haber alan ruh fıtratı kendini ele vermez.

Ne pahasına olursa olsun.Medyumlar insanları güzel ve insanın duymak istedikleri gaybsal bilgileri vermeye çalışsınlar.Asıl ruh fıtratında YARATANIN (batın) sıfatı bulunan kişiler herkese gaybtan bahsetmezler.Batın sıfatı allahın isminlerindendir.Batının anlamı (gizliyen ve gizlenen anlamındadır).

Bütün ruhlar YARATANIN parçasıdır.Ruh YARATANIN parçası olduğu için şeytan insana secde edilmeye davet edilmiştir.İnsana ruh kudreti verilerek taşınması ağır sorumluluk  yüklenmiştir.İnsanların bu dünyaya geliş amacı nurlarının tamamlanmasıdır.Ontoloji çok geniş konu olmasının yanında bugünkü ilahiyat sadece bilinen bilimler ile işleyişini sürdürmektedir.Bütün ülkelerde komplo teorileri üretecek insanlar çıkar ve bu insanların kitapları da iyi satar.Çünkü komplo teorileri işleyişini insanlara gelecekte meydana gelecek olayları uzman adlandırılan stratejislerin telepatik aksiyonlarının zayıflığının, kehanetsel işleyişiyle örgülenip sunulmaktadır.

Bütün gelişmiş ülkelerin gelişmiş kurumlarında ünlü telepatisyenler görev alırlar.Görevleri ülkenin ve ülke yönetimi ile ilgili işleyişi hakkında bilgi almaktır.Bilinçaltı denilen olgu insanın kadersel hareket edecek yoludur.Bilinçaltı  sadece unutulması gereken bilgilerin atıldığı veya arşivlendiği kısım değildir.Ünlü psikologlardan gestal,jung ve bilinçaltının babası sayılan sigmund Freud gibi psikolojiyi bilimselleştiren dehalar.Klinik çalışmalarında sadece şizofreni,manik-depresif,obsesif-kompulsif,fobi,nevroz,psikoz,histeri hastalarının bilişsel ve davranışsal yönüyle ilgilenmemişlerdir.

Onları bilinçaltı psikolojisine yönlendiren bilinçaltının işleyiş şeklinin nasıl oluştuğunu araştırmak olmuştur.Bilinçaltı kadersel yolların iradi mekanızmasına yönlendirici harita rehberidir.

Bugün uygulanan psikoterapiler ruhsal hastalıklara karşı zayıf kalmaktadır.Depresyon DNA genlerinde aranmaktadır.Halbuki ruh genetiği çalışmamızda çıkan sonuçta depresyonun DNA genleriyle değil.RUH GENLERİYLE oluştuğu açığa çıkmıştır.Ruh ayrıdır,davranış ayrıdır.Davranışsal hastalıklar psikoloji bilimine girmesine rağmen antidepresancı yaklaşımlar çözüm bulmaktan uzaktır.

Ruh hastalıklarının ise psikolojiyle alakası bile yoktur.Bu mantığı kapan diplomalı psikolog ve psikiyatrislerin parapsikolojiye yönelmeleri yaygındır.Spiritüalist telepatisyenler klasik psikolojinin mekanizmal işleyişlerinin hatalarını bulmuşlardır.Ruhların birbirini çekimi bile manyetik alanla ilgilidir.

Sadece mıknatıs birbirini çekmez,tüm birbirine benzeyen canlı ve cansız maddeler birbirini çeker.Bir serçe asla bülbülle uçmaz ikisi kuş olmasına rağmen.Bu manyetik denge dünyadaki tüm fenomenler özünün metafiziksel bakış açısıyla gözlenir.Metafizik tüm ilimlerin tarihsel ilk özü ve temelidir.Kader olgusuda manyetik çekimlerle biçimlenip,fonksiyonunu sürdürecektir.Tesadüf eğer kurgularla örülmemişse,asla tesadüf yoktur.Tesadüf denilen olgular insanların anlam veremediği kadersel sebepler bütünlüğüdür.