UFO (DÜNYA DIŞI FENOMENLER)

Metafiziğin Kozmoloji, Ontoloji ve Teofizik bilimlerine baktığımızda evrende yalnız olmadığımızı çeşitli kanıtlarla görebilmekteyiz.7 evren içerisinde yer alan 18 bin âlem de sadece insanlar, hayvanlar ve cinler yoktur. Sonsuz evrende ırkını, cinsini nasıl yaşadıklarını tam olarak bilemediğimiz diğer kozmik varlıklarda yer aldığı gerçekliğidir. Düşünen insanlar olarak tüm varlıkların yapısını ve yaşama kanununu bizim gibi yiyip, içen, soluyan ve konuşan varlıklar olarak düşünmemiz hata olur, Bütün eksik sıfatlardan münezzeh olan rahman ve rahim olan Allah ın kuvvet ve kudreti tüm Arşı nuruyla kaplamış ve sarmıştır. O rahman ol dediğinde her şey oluverir. O nun kudretini ve yarattıklarının sayısını bütün okyanuslar mürekkep olsa tüm ağaçlarda kalem olsa yine de bilemeyiz.

7 evrende de yalnız değiliz.7 evrende yalnız olduğumuzu algılamak ve araştırmadan dogmatik bilimlere sarılmak bizi yüceltmeyeceği gibi bizleri (
mikro)küçük evrende yaşamaya mahkûm edecektir. Bilimin Pazar piyasasını elinde bulundurarak, Kendilerine bilim dünyası dedikleri ve dedirttikleri tekelci sözde bilim misyonerleri, evrende sadece insanlar vardır, başka varlıklar aramak bilimsellik değildir kandırmaca larıyla insanları görsel ve iletişimsel medya aracılığıyla ninni hipnotizmasıyla uyutmaktadır. 

Finansman ağı geniş olup Kozmoloji alanında ilerlemiş bazı ülkelerdeki kurumlar Bilimi kendi tekeline alarak marsta ve ay da su arama haberleriyle insanları oyalarken; Dünya dışı fenomen dediğimiz varlıkların teknolojilerini emerek teknolojik ve askeri alanlarında kullanarak güçlerine güç katmaktadırlar. Teknolojinin gerisinde kalmış zavallı ülkelere de ikinci el uçak, helikopter, gemi, deniz altı ve tankları yüksek ücretli fiyatlarla satmaktadırlar.

Metafizik uzmanlığımızın araştırmalarına göre dünyada ismine UFO denilen bilinmeyen varlık araçları yani Dünya dışı fenomenlerin varlığı gerçektir. Irkları, dinleri, teknolojileri, niçin dünya ya geldikleri, amaçlarının ne olduğu, bizleri gözetlemeleri ve telepatik iletişim kurdukları bilgileri kanıtlarla bizlerde mevcuttur.


Birbiriniz üzerinde YEDİ KAT olan Sema yı yaratan O dur. O rahmanın bu yaratmasında hiçbir düzensizlik bulamazsın, gözünü bir çevir bak semada bir çatlak bile görebilir misin? Mülk/3 ayet

O gökleri ve yeri ALTI GÜNDE YARATAN, sonra Arş a hükmedendir. Yere gireni ve ondan çıkanı, gökten ineni ve oraya çıkanı, gökten ineni ve oraya yükseleni bilir. Nerede olsanız, O sizinle beraberdir. Allah yaptıklarınızı görür. Hadid/4.ayet

Şüphesiz ki Rabbimiz, GÖKLERİ ve YERİ ALTI GÜNDE YARATAN, sonra Arşa istiva eden, geceyi, durmadan kendisini kovalayan gündüze bürüyüp örten; güneşi, ayı ve yıldızları emrine boyun eğmiş durumda yaratan Allah tır. Bilesiniz ki, yaratmak da emretmek de O'na mahsustur. Âlemlerin Rabbi ALLAH YÜCEDİR. Araf/54.ayet


İnsanoğlu da bir varlıktır (var oluştur). Uzayı sonsuz veya sonsuz olmayan bir mekân olarak düşünecek olursak; Dünyamızdan başka Âlemlerin olmadığı düşünmemiz; biz insanoğlunun bir tek bizler varız; bencilliğine örnektir. Bazı kişilerin Ben uzaylıyım demesi; bazı kişilerce alay konusu olmaktadır. Bu yazımda; Uzay ve uzaylı kavramlarının yanı sıra, uzaylılarında biz insanoğlu gibi dost olup olmadığına cevap bulacaksınız) 
Olaylara geniş bakmanın yanı sıra oluşlardan kendimizi soyutlayarak 3. bir kişi olarak düşünmek; olayların daha çabuk anlaşılmasını veya çözülmesini kolaylaştıracaktır. Biz Dünya nın içinde var oluşumuzu sürdürürken; Dünya neyin içinde var oluşunu sürdürüyor? sorusu bizimde uzaylı olduğumuzun bir ispatı gibidir. Dünya uzayın bir parçasıysa; bizlerde uzayın bir parçası değil miyiz? 

  

Örnek: Türkiyeliyiz, Amerikalıyız, Japonyalıyız... Tüm insanlık için düşündüğümüzde; Dünyalıyız. Tüm uzay için düşünüldüğünde; Uzaylıyız. Var oluşların bakış açısına göre nereli olduğu değişir. 

  
Bizden başka uzayda var oluşlar var mı? sorusuna cevap: Dünyamızda bizden başka yaşamlar var olduğuna göre; Dünyamızda çeşitli bitki örtüleri, çeşitli hayvanlar, tanımlanan veya tanımlanamayan yaşamlar var olduğu gibi;  bizden başka Dünya dışı varlıklar yok diyemeyiz. Dünya dışı varlıklara yok diye bilmemiz için; Tüm uzayın keşfedilmesi gerekiyor. Bu keşifler Dünya için yapıldı. Dünyanın sonsuz bir düzlem değil; Elips şeklinde bir küreden olduğu ispatlanmıştır. Şu an ki nesil için sorulması gereken soru; Uzay sonsuz bir mekân mıdır? 
  
İnsanoğlu Dünyamızda ki tüm canlıları merak edip; incelerken veya yaşayışları belgesellere kaydedip; Tüm insanlığa sunarken; belirli bir besin zincirinin olduğu ve bu besin zincirinin bir parçası olduğumuzu görüp; ister istemez doğaya(
tabiata) uyum sağlamak zorundayız. 

  
Biz insanlık Dünyamızdaki canlıların yaşam tarzlarını incelediğimiz gibi; Dünya dışındaki var oluşları merak ediyorsak, yıldızları gözlemliyorsak Aynı düşünceleri bir Uzaylıymış gibi düşünürsek; Dünya dışındaki var oluşlar içinde bu düşünceler geçerlidir. Dünya dışındaki var oluşlarda bizleri merak edip gözlemeye hakları yok mu? Bence gözetlenmemiz doğaldır. Yanlıştır diyenlere cevap: Madem başka var oluşları gözetlenmesine karşısınız; neden belgesel seyrediyorsunuz? 
  

Örnek: Ülkeler arasındaki uydular bizleri gözetliyorsa; kimin nerede olduğunu 1saat içinde bulunabilir. Uyduların bizi gözetlemesine tepkide bulunmak yerine; Birkaç uzaylının bizleri veya doğamızı izlemesinde neden tepki gösterdiğimizi anlayamıyorum. Uydularımızı çıplak gözle görebiliyor muyuz? Hayır. Peki, uyduları kullanan kişiler bizleri görüyor mu? Evet. 
  
Bazı bilgilerin insanlıktan saklanması Dünyada kargaşa çıkmasını önlemek amaçlıysa; neden Dünyamızda savaşlar hala devam ediyor? Dünyamızda zaten kargaşaların var olduğunun ispatıdır. Bu kargaşaların çıkmasını da uzaylıların üstüne atmak mantıksızdır. Dünyadaki savaşlara neden olan insanoğlunun çıkar kavgalarıdır. 
Biz insanoğlu kendi aramızda anlaşmazlıklar sonucunda; tartışmalara, dargınlıklara, kavgalara, şiddete veya savaşlara neden oluyorsak; Dünyamızdaki savaşlara neden olan uzaylılar değil insanlığın kendisidir. 
İnsanoğlu arasında iletişim yetersizliğinin örneğidir. 

  
Dünyamızda vahşi hayatı veya doğayı koruma dernekleri olduğu gibi; Dünya dışındaki varlıklar arasında insanoğlunu korumayı görevini üstlenenler olamaz mı? 

Örnek: Bir meteor parçasının bilinmeyen bir cisim tarafından; Dünya'ya düşmeden yok edilmesi. Sorulması gerekenler; 
Meteor parçası nereye düşecekti? Meteor nasıl olurda Dünyadaki radarlara görünmedi? Meteor düşmüş olsaydı, kim veya kimler yok olacaktı? 
bu örnek ile tüm uzaylıların düşman olmadığının bir ispatı gibidir. 
Her görülen UFO lara füzeler ile saldırmamız çok saçma bir davranış olur. Aslanın arabayı ısırması gibi davranırsak; vahşi doğadaki canlılardan hiçbir farkımız kalmaz. 

Mevlana nın Öğrencisi Şems'in sözü; Gel, gel, ne olursan ol yine gel.   

  
İnsanlar bile bazen kendi aralarında iletişim kuramadıkları için anlaşamıyorlar. Dünya dışı varlıklarında hemen bizleri anlamasını beklememiz bir hatadır. Biz onları onlarda bizi inceleyerek, gözlemleyerek birbirimizi tanıma fırsatı elde ederiz.  Biz belgesellerdeki canlıları izleyerek tanıyorsak; Dünya dışı varlıklarında bizleri gözlemleyerek tanıma çabaları olamaz mı? 
  
İnsanoğlu neden saldırgan olur? Sevdiklerini koruya bilmek veya sevenleri için hayatta kalma mücadelesidir. Biz insanoğlu birbirimize iyi davrandığımız sürece; Dünya dışı varlıklarında bizlere iyi davranacaklardır. 
  
Uzayda bizlerden başka varlıkların da olması ne kadar güzel! 
Dünya mız içindeki çeşitli canlılar, bitkiler  Olması; Dünya dışında da bizlerden başka canlılarında var olduğunun örneğidir. 

 

 

Ufolar adını verdiğimiz varlıkların birbirinden farklı ırkları olduğunu biliyor musunuz.Dünya dışı fenomen antropolojisi incelendiğinde karşımıza birbirinden farklı uzaylılar çıkıyor. Dünya dışı varlık tiplerinin en önemli özelliklerinden biri tüm dünya dışı varlıkların insan görünümünde olmadığıdır. Farklı gezegenlerde farklı koşullar altında yaşayan varlıkların bedenleri doğal olarak farklı şekilde gelişmiştir. Bu nedenle evrende birbirine benzeyen ve benzemeyen yaşam formları mevcuttur.
İddiaya göre dünya dışı varlıklarla temas kuran şahıslardan ve yakın gözlem raporlarından elde edilen bilgiler ışığında gezegenimizi en çok ziyaret eden varlıklar şunlardır:

1-) Pleiadesliler

2-) Siriuslular

3-) Orionlular

4-) Zeta-Reticuliler

5-) Arcturuslular

6-) Andromedalılar

7-) Santorlar

8-) Vegalar

9-) Nordikler

10-) Maviler

11-)Yeşil devler

12-Uzaylıların kendi yaptıkları makineden varlıklar

13-)Dringuçlar

14-)xverotlar

15-)xblacklar

Pleiadesliler:

İnsanlarla en çok temas kuran varlıklardır. Pozitif odaklı olan Pleiadesliler teknolojik ve zihinsel açıdan ileri varlıklardır. Dünya dan 400 ışık yılı uzaklıkta bulunan Erra gezegeninde yaşayan bu varlıklar fiziksel görünüş olarak insan ırkına benzemektedirler. Pleiadesliler genelde sarışındırlar fakat aralarında koyu renk saçlıları da mevcuttur. Gözleri renkleri genelde açık mavi ve açık kahverengidir. Aralarında 1.50 cm boylarında narin yapılılar olduğu gibi 2 m boyunda olanlar da vardır.Telepati yetenekleri çok ileri seviyededirler.Teknoloji alanında çok ileri seviyede olup kesinlikle insanlara zarar vermezler.Kendi ırklarının nereden geldiği araştırmaları yaparlar.

Zeta Reticuliler:

Reticulum adını verdiğimiz güney takımyıldızındaki Zeta 1 ve Zeta II ikiz yıldızlarından gelmektedirler. Zeta Reticulilerin türlerinde değişime gitmeden önceki temel genetik özellikleri  insan ırkına benzemektedir. Zetalar, dönüşümleri sırasında beden yapılarını da değiştirmişlerdir. Boyları 1 m 1,5 m arasındadır. Genellikle zayıftırlar fakat kafaları vücutlarına oranla daha büyüktür ve saçsızdır. Ağız, burun ve kulakları çok küçük olmasına karşın gözleri büyük ve kapaksızdır.Meleğimsi bir yapıları yoktur.Telekinezi ve manyetik çekim kuvveti yani imajinasyonda çok harikalardır.İnsanlarla temas kuranlar daha çok bu ırktır.

Andromedalılar:

Andromeda galaksisinden gelen çok eski ve meleğimsi bir ırktır. Bu varlıklar, Pleiadeslilerin ve tüm insan evriminin liderleridir. Aynı zamanda tamamen farklı bir evrim kolu olan ve hem suda hem de karada yaşayabilen Cygnusian ırklarını da yönetmektedirler.Bu ırk insanlara kesinlikle zarar vermezler,hayvanlardan ineklere defalarca saldırılarda bulunulmuştur amaç,inek  eti veya inek organları yemek değildir.Kuran-ı kerimde H.z musaya bildirilen sarı inek bir parçasını kişiye vurarak canlandırma mucize ilmini araştırmaktır.


Andromedalılar:

Andromeda galaksisinden gelen çok eski ve meleğimsi bir ırktır. Bu varlıklar, Pleiadeslilerin ve tüm insan evriminin liderleridir. Aynı zamanda tamamen farklı bir evrim kolu olan ve hem suda hem de karada yaşayabilen Cygnusian ırklarını da yönetmektedirler.Ürettikleri araçlarla okyanus altına girip,çıkabilmektedir.Deniz altılar ve bazı gemiler bu olayları kaydetmiştir.Geçmiş zamandaki atlantis şehrini kurmada insanlara yardım ederek kurulmalarını sağlamışlardır.

Vegalar:

Dünya dan yaklaşık 26 ışık yılı uzaklıktaki Lyra takımyıldızının en parlak yıldızı olan Vega dan gelmektedirler. Boyları 1.80- 2.10 cm arasındadır. Kalın ve dayanıklı derileri vardır. Aralarında çok az saçı olan ya da hiç saçı olmayan Vegalar bulunsa da temel saç renkleri siyahtır. Bu varlıklar iki sınıfa ayrılmaktadır. İlk sınıftaki Vegalar insana benzerler. Oldukça çarpıcı gözleri vardır, fakat Zetalardan farklı olarak gözkapakları mevcuttur. İkinci tür Vegalar ise insana benzememektedirler. Böcek ve sürüngenleri andırırlar. Saç renkleri genellikle yeşilimsidir. Derilerinde ve kanlarında bulunan bakır, vücutlarına yeşil bir renk vermektedir.

Santorlar:

Dünyamızdan yalnızca 4.2 ışık yılı uzaklıkta bulunan Alfa Merkezi Sistemi ndeki en yakın komşularımızdır. Santorlar, teknolojik ve ruhsal açıdan bize yakın güneş sistemlerindeki en gelişmiş medeniyetlerden biridir. Diğer medeniyetlerle birlikte Santorlar da son 4000 yıldır dünyadaki evrimi izlemekte ve insanlara Yeni Çağ a geçişte yardım etmektedirler. Siriuslular, Pleiadesliler ve Venüslülerle aralarında yakın bir bağlantı bulunmaktadır. Teknolojileri ise hayal gücümüzün çok ötesindedir.


Nordikler:

Geldikleri yıldız sistemini hiçbir zaman açıklamamışlardır. Boyları 1.50- 1.80 cm arasında değişmektedir. Gözleri koyu mavi olan bu varlıklar oldukça güzel bir görünüme sahiptir ve sarışındırlar. Nordikler, Dünyadaki sorunları çözmek için uğraşmaktadırlar.
 
 

Maviler:

Nordikler gibi hangi yıldızdan geldiklerini açıklamamaktadırlar. Kısa boyludurlar ve yarısaydam, mavimsi bir tenleri vardır. Gözleri büyük ve badem biçimindedir. her insanın kendi yolunu takip etmesi gerektiğine inanırlar.

Metafizik uzmanı ve Psikanalist-yazar Gökhan Hani 18 Mayıs 2009 yılında Sabahların sultanı Seda sayan'ın sabah yaptığı Programda Dünya Dışı fenomenler ile ilgili bilgileri Canlı yayında açıklamıştır.

Bazı insanlarda düşünce yanılmaları vardır.Uzaylılar,3 harfli varlıkların yaptığı yanılsamalar veya o varlıklar değildir.Uzayda yaşayan varlıkların çoğu dünyaya geldiğinde radyasyon yayarlar.O tür varlıklarla yakın temastan kaçınılmalı,sadece bakmakla yetinilmelidir.Dünya da uzaylılarla bağlantılı olduğunu iddia eden insanlara inanmayın.Çünkü uzaylılar insanlarla bağlantı kuracakları kişileri telepatik açıdan kendileri seçerler.Telepatik iletişime geçtikleri insanları yönetebilme yönleri olduğundan,dünya yaşayışında görevlerinin ne olduğu gizlidir.Nasıl ki dünyada tüm ülkelerin kendi istihbarat birimleri varsa,uzaylılarında dünya içinde istihbarat yönergeleri vardır.Telepatik bağlantıyla istedikleri bilgileri insan zihninden okuyarak alabilir ve onları yönlendirebilirler.Telepatik telkin yoluylada bazı insanları tedavi ettikleri duyulmuştur.Şarkıcı reyhan karacanın bir açıklaması şaşırtıcıdır.

Dünya dışı fenomenlerin evren ve dünya üzerinde çok farklı çalışma sistemleri vardır.Atmosfere düşecek büyük meteorları parçalama,dünya gezegeninde bulunan radyoaktif maddenlerin yerlerini kontrol etme ve onları gözetleme,Nükleer askeri alanların çalışmalarını gözetleme ve kontrol etme.Geçmişteki bazı toplumların ilerlemesi için onlara kendi sistemleriyle bilgi öğretme.Geçmiş yıllarda kendi yaşam kolonilerini veya formlarını oluşturma.Yerden yükselip,diğer gezegenlere çıkan tüm uzay gemileri ve uydular dünya dışı fenomenler tarafından takip edilmekterdir.Evren bir bütündür düşünün dünya ya düşecek çok büyük bir meteor tür evren sistemini bozacağından,kendi yaşadıları yaşam yerleride etkilenir düşüncesiyle,onların teknolojileri bizim teknolojilerden üstün olduğundan ne zaman büyük meteor düşüceğini hesaplayarak daha dünya ya veya başka bir gezegene bir meteor düşmeden uzayda o metoru infilak ettirirler.Dünyamızı saran atmosfer her ne kadar meteorları yakıp küçük parçalara yaysada,Dünyamızı saran atmosfer tabakası çok büyük meteorları parçalayamaz.
Dünya dışı fenomenler ile ilgili binlerce teori vardır.

Metafizik uzmanı Gökhan Hani katıldığı programlarda bu konuları açıklıyacaktır.