MEDYUMİK EĞİTİMLER

SERTİFİKALI  AKADEMİK PARAPSİKOLOJİ-PSİKOMETRİ-DURUGÖRÜ-DUYUİŞİTİ-DUYUKOKU-TELEPATİ-PİKOKİNEZİ EĞİTİMLERİ

Bir nesneye, objeye veya somut fenomenlere dokunarak uzak ve yakın geçmişte o nesneye dokunmuş kişiler veya olaylar hakkında bilgi edinebilme durumuna Psikometri denir.

Psikometri parapsikolojinin bir dalı olmakla beraber, Durugörü, telepati ve psikokinezinin son aşamalı yetisidir. Uzaktan, çevresel ve sezgisel psikometri olarak sınıflanır. Terim, Gerekçe’deki “psikhe” (ruh) ile “metron” (ölçme) sözcüklerinden türetilmiş olup ilk kez 1840’da ABD’li fizyoloji profesörü Joseph R. Buchanan tarafından kullanılmıştır.

Psikometri yeteneğine sahip kişiler (psikometr ya da psikometrist) bir kişiye ait eşyaya dokunarak, o sırada orada olmasa da, o kişinin fiziksel, zihinsel ve ahlaki özelliklerini, şimdi veya geçmiş bir olay sırasındaki heyecan ve imajlarını saptayabilmekte ve kimi zaman da, karşılaşacağı olaylar hakkında bilgi verebilmektedirler.

Bu bakımdan psikometri Durugörü, postkognisyon ve prekognisyon üçleminin bir duyusal algılama sanrısıdır.

İnsan vücudu biyolojik açıdan yarı iletken ısı ve enerji üreten bir sistem olduğundan, metafizik uzmanı ve psikanalist-yazar Gökhan Hani nin RUH GENETİĞİ çalışmalarından çıkan sonuç itibariyle, ruhlarında maddeye temas etme yetisinin olduğudur.

İnsan bedeni nasıl uzayda somut anlamda hacim, ağırlık ve boyut olarak yer kaplıyorsa aynı şekilde İnsan bedenini çalıştıran Nurani ruhunda Uzayda bir ağırlığı, boyutu ve hacmi olduğundan makro ve mikro âlemde Ruhani güçlerin veya enerjilerinde somut nesneleri oluşturan nötron, proton ve elektrotların dönüş hacmine tezahür etme yetisinin realitesini ortaya çıkarmıştır.

Metafizik uzmanı Gökhan Hani bu konuda şöyle örnek verir; Antika eşyalar geçmiş zamanın izlerini taşır mantığıyla, geçmiş zamanda yaşayan insanların kokusunu, sesini ve bedenden yansıyan enerjilerini kendi içine sindirdiğinden dolayı antika eşyalar geçmiş zamana duyusal ve sezgisel olarak gidebilir. Zaman sadece ay ve güneşin felekte dönmesi biçimiyle bugün ki zamanlar oluştuysa, aynı zamanda antika eşyalarda geçmiş ve gelecek zamanı kendi içinde kaydetme titreşimine sahiptir.

Bu açıdan antika eşyalar ne kadar eski ve değerli maddelerle biçimlendirilmişse zamanın gerisine doğru akışı izleyerek Tarihi eser fiyatıyla eşleşebilir. Bunun içindir ki! Zengin olan insanların tarihi eser koleksiyonu yapmalarındaki amaç geçmiş zamanın bilinemezliğini(Agnostizim) bilinçaltı çekiminin zenginlik alanına kaymasını sağlamaktır.

Yaşanan zamanın gerisine gitmek isteyen bir parapsikolog geçmiş zamandan kalmış herhangi bir obje yoluyla geçmiş zaman veya geçmiş zamanında yaşanmış öğeler hakkında da bilgi sahibi olabilir. Türkiyede faaliyet yürüten çoğu medyum olduğundan söz eden kişilerin psikometri özellikleri yoktur. Sadece vefk yazmak, boyut âlemi düşük cinlerle uğraşmak, büyü çözmek, okumak ve üflemek gibi geleneksel hocalığın bugün ki medyumluk adı altında çalışma yaptıkları için kendilerini medyum olarak algılarlar. Hâlbuki gerçek bir medyum Psikometri-telepati-Durugörü-psikokinezi ve spiritüel anlamda çok etkin ve yetkin olmalıdır.

Ülkemizde maalesef yalancı medyumlar türeyerek parapsikoloji bilmeden kendilerinin hiç görmediği cinlerle alakadar kafadan uydurmatasyonlarla para kazanma hevesindeler. Parapsikoloji yeteneği olmayan hiçbir medyum, medyum olamaz. Medyumluk horoskop ölçümü yaparak astrolojiyle uğraşmak veya suya-kahveye-tarot-iskambil-zar vb olgulara bakarak gelecek hakkında bilgi veren kişiler değildir. Onlar olsa olsa falcı olurlar yâda astrolojist olarak kalırlar. Büyüyle uğraşmak medyumluk değildir, Büyücülüktür. Astrolojiyle uğraşmak medyumluk değil Astrolojistliktir.

Gerçek Medyumluk Sanatı Parapsikoloji,Psikometri,Durugörü Ve Telepati Eğitimi İster.

Türkiyede o kadar çok medyum denen yalancı insanlar türemiş ki! Ona muhatap olan kendi tabirleriyle müşterileri şeytani ve imkânsız olguları yalancı-medyum dediğimiz şeytanları kendi şeytani işleri ve ilişkilerine alet etmektedirler. Kader yasasından ve dinsel öğelerden nasibini almamış o kadar çok insan vardır ki! Hemen hemen hepsi yalancı medyumlar tarafından dolandırılmışlardır.

Çünkü isteklerini o medyumlar yerine getiremezler. Medyumluk hislerim kuvvetli demekle olmaz, medyumluk havas kitaplarına bakarak vefk veya muska yazmakla olmaz. İnternet sitelerinde onbinlerce medyum olduğunu iddia eden Medyumluk büyü çözüyorum,7 günde sevgilinizi size getiriyorum garantileri atmasyonlarıyla olmaz. Medyumluk Parapsikolojiyi bilmek algılamak ve eğitimler almak gerektirir. Psikometride medyumluk sanatının olmazsa olmazlarındandır.

Türkiyede parapsikoloji eğitimi vermemize rağmen gerçek medyumlar hariç kimseler bize eğitim için başvurma cesareti edinememiştir. Sebebi yalancı olduklarını ve hiçbir şey bilmediklerini anladığımızdan olacak ki! Bizi gördükleri yerde hemen kaçarlar.

Medyum olmamamıza rağmen hem kıskanırlar hemde bilgimizi kıskanıp kaçmayı yeğlerler. Çünkü herkese dil oyunlarıyla yaptıkları palavraları yutturabilirler belki ama bize asla.

Metafizik ve Parapsikolojik eğitim zamanlarında o kadar ben medyumum diyen insanlar tanıdık ki! Eğitim seviyesi olmayan, parapsikolojiyi hiç duymayan, kendi kendine inandığı ve kendi inandığı kelimeleri insanlara yutturmaya çalışan o kadar medyum var ki! Demek ki hasta karakterli veya imkânsızı insandan umut ederek yapmaya kalkışan o kadar da çok insan vardır.

Eğer bir ülkede bu kadar çok yalancı medyum türemiş ise demek ki o kadar da kaderi hiçe sayan insanlar türemiştir.

*Eşinden ayrılan medyuma,

*Sevgilisinden ayrılan medyuma,

*Büyüye inananlar medyuma,

*İş-güç-bereket için medyuma,

*Eş arayanlar medyuma,

*Kaçan birini geri getirmek için medyuma,

*İmkânsızları arayanlar medyuma,

*Cin çıkartmak isteyen medyuma,

*Nazar değilen medyuma,

Tabii ki! Etki tepkiyi doğurur, Arz-talep işi demek ki sadece medyumlar değil medyumları türeten dinsel ve kadersel yapıyı bilmeyen insanlarda. Her şeyin bir bedeli vardır tabii, kiminin parası kiminin duası derler, bazı uyanık medyumlar ben para almıyorum der; fakat bunları ilk etapta yapmak için bazı şeyler kullanıyorum onun ücretini alma uğraşındalar, bu yöntemle sanki bu işi ücretsiz ve Allah için yaptığını karşısındaki müşterisine yutturmak için yaparlar.

Kimi vefk yazımında kullanacağı safran çok pahalı kilosu 5 milyar der, sen ilk etapta kullanacağım safran için bilmem bu kadar ücret yolla der yalanıyla.

Kimi de ücret almaz ama bana müşteri bulacaksın der, hâlbuki yapmaz bir şey; kimisi uzaktan enerji gönderiyorum yalanıyla, isim-soy isim-anne adı ve doğum tarihi yalanıyla, kısacası kullanacağım olgunun masrafı bu kadar diyerek er-geç alacağını alır, aslında.

Her şeyin bedeli vardır, kimse kimse için bir şey yapacak değil bu maddi âlemde ama hakkıyla, bilinçlice ve gerçekçi yaklaşımlarla yapılması yani eğitim alarak parapsikolojiyi kavrayarak yapmak en doğrusudur.

Gerçek medyumlarda olmazsa olmazlardan olacak yetenek psikometri yeteneğidir.

Psikometrik süje bu etkileri hisseden, onları vizyon ve fikirlere çeviren bir yeteneğe sahiptir.

Ayrıca bir kimsenin geleceğine ilişkin psikometri de, eşyanın sahibi ile ruhsal irtibat yoluyla, iletişim kurulur. Etkiler eşya sahibi ile ilişki için dinamik bir araç olurlar.

Metafizik uzmanı Gökhan Hani eğitim çalışma perspektifinde geçmişi maddelerin tezahürü bağlamında algılayabilmektedir.

Psikometri aksiyomda geçmiş ve gelecek bağlamında bazı özel iletiler alarak bazı olaylar hakkında öngörülerde bulunabiliyor.

Nesnel maddelere ruhsal ileti yollayarak onlardan Psikometri nesneleri kimileri eşyayı ellerinin arasına alır, kimileri ise başın tepe kısmına, alına veya mide boşluğuna yerleştirirler. Psikometri deneylerinde metal eşyalar üzerinde daha verimli sonuçlar alındığı görülmüştür.

Kapalı mektupları okuyabilen psikometri medyumlarına kriptoskop denir.

Parapsikoloji gelişimine devam ettikçe bilinmeyen olgular üzerine gidildikçe kişisel yetenekler devam edecektir.

Türkiye nin güzel insanlarına artık parapsikolojinin bilinmeyen, gizemli dünyasının sırlarını anlatma zamanı gelmiştir.

Başını Kanada-Amerika-Fransa ve Rusya nın çektiği parapsikoloji artık Metafizik uzmanı Gökhan Hani kalitesiyle Türkiye de

Sizde Profesyonel anlamda psikometri eğitimi almak istiyorsanız aşağıdaki numaraları arayarak birebir eğitimlere katılabilir, sizde gizli olan her şeyi Türkiye nin bağrından yetişmiş Metafizik uzmanı Gökhan Hani den eğitimlere katılabilirsiniz.

MEDYUMİK EĞİTİMLER

Durugörü Nedir? Duruişiti Nedir? Duyukoku Nedir?

Parapsikolojiye göre Durugörü: Beş duyunun dışında, eşyaları, olayları ve düşünceleri algılama ve hissetmedir. Duyu görü veya 6.his  adı da verilen bu yetenek herkeste vardır ama çoğu kişide bu olgu körelmiştir,Parapsikolojinin Duyular Dışı Algılama (DDA) çalışmalarında üzerinde en fazla araştırma yapılan yeteneklerimizden biridir.

Beş duyu organlarımızdan biri olan gözler, bu algılamada fonksiyon görmezler. İki kaşın arasında (3 göz), genellikle kapalıyken ya da her hangi bir objeye konsantre edildiği bir sırada adeta televizyon ekranında bir film seyredercesine, bir takım şekillerin görülmesi veya işaretler alınmasıdır.

Duyu görü çalışması medyumik bir çalışma değildir yada herhangi bir varlık aracılığıyla meydana gelmez.Bazı uyanık medyum veya cinciler insanları kandırmak için sende büyü var veya benim cinlerim veya perilerim haber veriyor BÜYÜK YALANLARINA asla kanmayın.

Bu tür insanlar işlerinin yürümesi için sende büyü var sende 3 harfliler var yalanlarıyla İNSANLARI ÇOK GÜZEL AVLAMAKTADIR.

Hemen hemen tüm medyumların sitesine baktığınız zaman Durugörü,telepati,telekinezi,psikokinezi,astral seyehat vb parapsikoloji çalışmalarına giren spiritüel konular vardır.

Parapsikoloji herkesin algılayamacağı kadar ağır ve çok zor bir ilimdir.

Fakat parapsikolojinin teorik ve pratik aksiyonlarını bilmeyen,eğitim seviyesi olmayan insanlar kendilerini medyum ilan etmişler,üstelik bazı konuları reiki gibi bazı uydurma çalışmaları şifayi yön olarak sunmaya çalışmaktadırlar.

Bu tür insanlara asla kanmayın.Eskiden havas ,remil,ebced ve astroloji vb gibi konular gizliydi.

Günümüzde artık o kadar kitap yayınlanmış ki baktığınız zaman havas veya vefkler havada uçuşuyor.Her Havas-remil-astroloji kitabı alan ve 3 duayı biraraya toplayan medyum-cinci hoca,bakımcı,falcı olmuş.Gülsuyu-misk ve safran vefk yazmak artık,çocuk oyuncağı olmuş.

Duru görü medyumik bir yetenek değil,parapsikolojik bir olgu olup hemen hemen tüm insanlarda vardır.6.hissi geliştirmek çeşitli eğitimlerle mevcuttur.Kapı çalınmadan,kapı çalınacağını hissetmek veya herhangi bir şeyi önceden algılayabilmek durugörü'nün esaslarındandır.

Başlıca Durugörü Çeşitleri

l. Basit Durugörü:

Herhangi bir anlam ve mesaj taşımayan bir takım imajların görülmesidir. Çoğunlukla gözler kapalıyken beliren birtakım imajlardan oluşur. Durugörünün ilk aşamasıdır. İnsanların belli bir bölümünde bu yetenek kendiliğinden işler durumdadır. Ve bu oran hiç de küçümsenemeyecek boyutlardadır... Bu seviyede bir durugörüye sahip olan kişiler, gözlerini kapadıklarında istedikleri imajları rahatlıkla görebilirler. Bu imajlar ya kendi isteklerine bağlı olarak görülür, ya da bir takım imajlar otomatik olarak gelip geçer.İşaret dili olarak,bilgi verici objeler,görüldüğü kişide gelecek açısından bir haberdir.Mesela televizyon seyrederken,o anda düşündüğü bir konuya benzer bir obje yada fenomen görmesi.Yada evde otururken birden bire bir kuşun pencereden içeri girmesi,bunlar gibi daha birçok işaret duru görü eğitimlerinde verilmektedir

3.göz çakra-şakra-prana kanalı kişide açılmadığı sürece hiç bir zaman durugörü yeteneği gelişmez.Ayrıca sansualizm,entüizyonizm ve spiritüalizm konuları bilinmeden durugörü yeteneğinin gelişmesi sadece savruk bir histen öteye gitmez.

Unutmayın ki!3 harfli varlıklar,kişide düşünce gücü eksik olan insanları kendi boyutlarına çekerek,yanlış iletilerle kişileri kandırır.Bu tür varlıklarla uğraşmak ve bende onlar var demek aptallık ve o kadar da yalancılıktır.

Malesef bilinçsiz toplum bu tür insanlara kanıp,onlardan şifa bulma niyetlerini hiçbir zaman kaybetmemiştir.En küçük bir başağrısına bile sende büyü var gibi çekimsi ve önemli bir olgu gibi insanlara kendilerini bu tür yalancı aksiyonlarla pazarlayanlar,gelecekte başlarına ne geleceğini inşallah bilerek yapmaktadır.

Benim 3 harflilerim var diyen bazı medyumlar daha o varlıkları bile görmemişler,gördükleri zaman nereye kaçacaklarını bilemezler.

Bu tür insanlara inanıp gidenlere de tavsiyem,unutmayın ki gelecek olgulardan o tür varlıklar muaftır.O tür varlıklarla uğraşmak geri zekalılık ve ahmaklıktır.

2. Mekan İçinde Durugörü.

Uzakta meydana gelen olayları ya da yerlerin algılanması ve görülmesidir. Normal olarak görülmesi mümkün olmayan uzaktaki bir yerin veya kapalı, saklı olan şeylerin görülerek tariflerinin yapılabilmesi bu seviyeli bir durugörü yeteneğinde mümkündür.

Telepatik-durugörü yeteneği beynin alfa-beta-teta ve delta elektiriğinden farklı ön beyinde gama elektrik akımıyla hisleri algılar.Mesela:Deprem olacağını önceden sezmek,yada bir insanı gördüğü zaman,gelecekte o insanın başına neler geleceğinin aldığı telepatik iletiyle hissetmek.

Parapsikolojinin durugörü ve telepati konusunda Metafizik uzmanı Gökhan Hani den eğitim alabilirsiniz.

3. Zaman İçinde Durugörü:  

Geçmiş ya da gelecekten bilgi veren kahinlerin kullandıkları yetenektir. Durugörünün en gelişmiş safhasıdır. Durugörünün bu safhasında görülen imajlar geçmiş bir zaman diliminde meydana gelmiş olan bazı olaylarla ilgili olabileceği gibi gelecekte ortaya çıkacak olan bazı olaylarla ilgili de olabilir. Burada da adeta bir film seyredermişçesine olaylar izlenebilir. Bu derece gelişmiş bir durugörü yeteneğine sahip olan kişilerin sayısı bir hayli azdır. Çok ender olarak görülür.Bu yeteneğe sahip olan insanlar hep gizli kalmıştır,gizli kalmayada devam edecektir.Kahin var mıdır sorusuna metafizik uzmanı Gökhan Hani firavunun kahinlerini örnek vereceği gibi Hz.musa olayı(Doğacak tüm erkek çocukların öldürülmesi)kuran-ı kerim ayrıca Nostradamus kehanetleri örneği belirgindir.

Ayrıca günümüzde gizli kahinlerde vardır.Fakat onlar medyum-cinci-hoca gibi isimleri çıkan değil,gerçekten 3.gözü yani kalp görü açık insanlardır.Kahinlik bazı objeler kullanılarakta tarihten beri kullanılmış bir olgudur.Kristal küreye bakmak,güneş hareketlerine bakarak yani mayalar gibi, suya bakarak,suya bakmak falcılar gibi değil.

*Kahinler falcı veya medyum değillerdir.

*Belki bu yazıyı okuyan sizde bile kahinlik olabilir.

*Mesela tanıdığınız bir insanın başına birşey geleceğini sezmek,yada deprem,sel veya yangın olacağını algılamak vb.gibi...

*Kahinliğin yaşı yoktur,kahinlik her yaşta insana verilmiş bir yetenekte olabilir.Bu konular inkar edilemez spiritüel ve parapsikolojik gerçekliklerdir.

2012 yılından sonra doğacak çocukların çoğunda parapsikolojik yeteneklerin görüleceğini Metafizik uzmanı Gökhan Hani açıklar,1990 yılından itibaren indigo-hiperaktif-kristal çocuklar dünya yaşayışlarına bir tepki mahiyetinde 1990 ve 2010 yılı sıkıştırılmış zaman içerisinde bilinç düzeyleri yüksek ve depresif çocuklar dünyaya geldi.Bu zaman içerisinde ilkel olarak savaşlar yapmamız,dünya atmosferini sara ve değişik gazlarla kirletmemiş daha sayacağımız binlerce tepkiyle indigo ve kristal çocuklar ruh genetiklerinde depresif doğdular.

2012 yılından sonra parapsikolojik yeteneğe sahip çocuklar artık zaman boyutu içerisinde durugörü-telepati-duyuişiti-telekinezi-psikokinezi ve bioenerjiye sahip çocuklar dünyaya manyetik akım değişikliğinin insan biyolojisine yapacağı etki teorisiyle sipitüel doğacaklarını Metafizik uzmanı Gökhan Hani açıklar.

2012 yılından sonra evrende meydana gelecek olan manyetik alan değişimleri sadece yaşayan insanları,hayvanları,bitkileri ve kayaçları değil aynı zamanda insan genetiğindede değişimler meydana getireceği gibi insanın ruh boyutunun değişim yani diyalektik bir sentez oluşumunuda sağlayacak.

2013 YILINDA DÜNYA VE EVRENDE NASIL DEĞİŞİMLER OLACAK YAZISI,ÇOK YAKINDA METAFİZİK UZMANI GÖKHAN HANİ TARAFINDAN YAYINLANACAK.MAKALELERİMİİ SİTELERİMİZDEN İZLEMEYE DEVAM EDİN.YAPTIĞIMIZ ÇALIŞMALAR AKADEMİK VE TEKNİKTİR.

DURUİŞİTİ

Duruişiti, hiçbir maddî araç olmadan, bilinen hiçbir cihaz kullanılmadan bedenli veya bedensiz varlıklardan, uzak maddesel ortamlardan gelen ses ve konuşmaları duymaktır.Bu olgu sadece zihin-kulağı aracılığıya işitseldir.Örnek:Hiçkimsenin olmadığı bir zamanda çeşitli sesler duymak fakat bu sesler hastalık boyutundaki sesler gibi değildir.Yani şizofrenlerin veya bana 3 harflilerin musallat olmuş diyen kişilerin değildir.

Mesela biz işyerindeyiz birden bire annemizin bir anlık bize birşey demesi ama bilinç açıkken olması gerekir.Dalarken veya rüyadayken değil.

Daha başka bir örnek,uçakla veya otobüsle yolculuğa çıkmak üzereyken bir sesin o uçağa veya otobüse binmemesini size BİLİNCİNİZ AÇIKKEN söylemesi

BURADA ÖNEMİ BAHSETTİĞİMİZ KONULAR ÖNEMLİDİR.

*Bu olguları takıntı haline asla getirmemelisiniz.

*Psikiyatri bu tür olayları takıntı veya halüsinasyonla işlemektedir.

*Duyuişiti halüsinasyon veya ilüzyon olayı değildir.

*Ruhsal hastalığı olan bir kişi takip edildiğini,ona televizyondan konuşulduğunu vb takıntılarla şizofrenik durumlarda ise duyuişiti olayını yakalayamaz.Unutulmaması gereken bir konuda Okb ve paranoyal şizofrenler daha çok bu konulara merak sarmaktadır.Bu durum hastalıktır.Bizim bahsettiklerimiz spiritüel boyutta çok farklıdır.

*Bu tür insanları ayırt etmek gerekir.Bazı ruh hastalıklarına sahip kişilerin parapsikoloji ile ilgilenmeleri sağlıklı değildir,bunları ayırt etmek gerekir.Metafizik ve parapsikolojiyle asla ve asla ruh hastalığı olan kişiler ilgilenmemelidir.Çünkü ruh hastalığı ağır olan kişilerde bu tür konular çok cazip gelebilir.Bunu psikiyatris arkadaşlar çok güzel değinmişlerdir.

Biz bunları çok iyi analiz edebilmeteyiz,eğitim sırasında unutulmaması gerekir.  

Duruişiti, uygulaması çok eskilere dayanır. Duruişitir kimse sesi, ses organıyla değil, zihniyle işitir. Ses, beynin içinde ortaya çıkar, bu ses birdenbire bazı insanlar işitebilir. Dış âlemden gelen etkiler, söz, yazı, vizyon hâlinde nasıl yorumlanıyorsa, duruişitide de ses tarzında yorumlanmaktadır.

Etkileri ses hâline çeviren duyuişitselin kendi maddî organı, beyni ve ruhiyatı spiritüaldir.

Duruişitinin ilk çalışmalarında, eski deneyciler, oldukça büyük denizminaresi kabuğunu (coquille) bir tür megafon gibi kullanırlardı. Böylece, dışarıdan gelen ses konsantre ediliyor, kuvvetlendiriliyordu.

Duru görüde nasıl ilk çalışmalarda asıl haberci vizyonları almadan evvel kendiliğinden gelen, klişeler tarzında ortaya çıkan imajlar varsa, duruişitide de aynı tarzda karışık, belirli, amaçlı ve anlamlı ses kalıpları vardır.

Önce fısıltı tarzında olan sesler gitgide kuvvetlenerek normal ses tonu kadar kuvvetli hâle gelir. Doğal uyurgezerlikte, ekstaz (vecd) hâlinde, mistik murakabede, bazı ruhsal bunalım hâllerinde, kendiliğinden olarak ortaya çıkan duruişiti olayları vardır. Telepatiden farklıdır. Telepatide alınan etki, hissî ifadeler hâlinde ortaya çıkar.

Duruişitide ise böyle bir durum yoktur, beynin içinde bilinen ses gibi ses işitilir ve tereddüde yer kalmaz. Sanki beyin içine yerleştirilmiş bir telefon alıcısı var gibidir.

DUYUKOKU

Parapsikolojinin durugörü-duyuişi konularından sonra en önemli konularından biri de duyukokudur.Duyukoku yeteneği de zihnin-burnu adı verilen,Hiçbir koku olmadan,bazı kokuları algılıyarak,gelecek yaşantımız hakkında veya o an meydana gelecek herhangi bir olgu üzerinde his oluşturma ve sezgileyebilme kabiliyetimizi genişletir.

Duyukoku çalışmaları çok geniş bir yelpazede işlevsellik kazanır.Mesela daha haca gitmeden,hac kokusunu algılamak veya cennet kokusunu kalben ibadet ederken duyumsamak gibi vb gibi ayrıca bazı insanların kokusunu o olmadan yanımızda sezebilme.Hz. yakup (a.s) ın Hz.yusufun kokusunu önceden sezebilme.Kuran-ı kerim yusuf süresine bakın.

Tüm parapsikolojik eğitimler islam inancı içerisinde eğitimler verilmektedir.Başka dinlerin ezoterik ve okultik yaklaşımları eğitimlerde verilmemektedir.

DURU GÖRÜ(6.HİS) YETENEĞİNİZİ GELİŞTİRMEK İSTİYORSANIZ METAFİZİK UZMANI GÖKHAN HANİ İLE 12 SAATLİK HIZLANDIRILMIŞ EĞİTİMLER ALABİLİRSİNİZ.

AŞAĞIDAKİ NUMARALARI ARAYARAK DURUGÖRÜ İÇİN RANDEVU ALABİLİRSİNİZ.

DURUGÖRÜ YETENEĞİ HAYATIN TÜM ALANINDA BİR SİLAH GİBİ KULLANABİLECEĞİNİZ ÖZEL PARAPSİKOLOJİ TEKNİĞİDİR.

DURUGÖRÜ ÇALIŞMALARINDA 3.GÖZ AÇILIM ÇALIŞMASI,İMAJİNASYON,ÇEKİM KUVVETİ,HİSLERLE ETKİLEME SANATI VB ÇALIŞMALARIDA YAPILMAKTADIR.

2012 yılına girerken geleceğin ilimleri PARAPSİKOLOJİ alanı içerisinde DURUGÖRÜ VE TELEPATİDİR.

Bu konularda ruhsal ve kişisel gelişim bazında faaliyet gösteren İnternational special metafizik academy de bu eğitimleri şimdiden alarak kendi ruh sınırınızı genişletin.

Türkiyede tüm parapsikolojik ve metafiziksel eğitimleri akademik ve teknik yapılarıyla Metafizik uzmanı Gökhan Hani tarafından verilebilmektedir.

Sizde Ruhsal yeteneklerinizin farkına vararak eğitim almak için asla kaygılanmayın.

TAROT-FAL VB GİBİ GELECEK İLE İLGİLİ AKSİYOMETRELERİN DURUGÖRÜ İLE UZAKTAN VE YAKINDAN ALAKASI YOKTUR.METAFİZİK UZMANI GÖKHAN HANİ TAROT VE FAL GİBİ OLGULARI KAİDEYE ALMAZ VE PARAPSİKOLOJİDEN BU TÜR KONULARI UZAKLAŞTIRMIŞTIR.

TELEVİZYON KANALLARINDA TAROTA-FALA VEYA RÜYA TABİRİ YAPTIĞINI SANAN KİŞİ VE ŞAHSİYETLERE İNANMAYIN.BU TİP İNSANLARIN RÜYA TABİRİ YAPACAK NE BİR RUH FITRATI NEDE YETENEKLERİ VARDIR.İŞSİZ KALMAMAK İÇİN KİŞİLİKLERİ BOZUK KİŞİLERİN BAZI ÖZEL TELEVİZYON KANALLARINDA İSİM SOYİSİM VE BENZERİ OLGULARLA TAROTA VE İSKAMBİR KAĞITLARINA BAKARAK GELECEĞİNİZ HAKKINDA BİLGİ VERME GİBİ DURUMLARI YOKTUR.

ONLARA YANLIŞ BİLGİ VERDİĞİNİZDE GÖRECEKSİNİZ HEPSİ HATALI-KAFADAN ATMASYONLARLA SİZİN SORDUĞUNUZ SORULARI YANITLADIĞINI GÖRECEKSİNİZ.MESELA EVLİ DEĞİLSENİZ EVLİYİM DEDİĞİNİZDE HEPSİ YANILMAKTADIR.BU TÜR İNSANLARA ASLA İNANMAYIN.

YADA ONLARA HİÇ TANIMADIĞINIZ BİR İNSANIN KARDEŞİNİZ OLDUĞUNU SÖYLEYİN HEPSİ KENDİ KENDİNE UYDURMALAR YAPTIĞINI GÖRMENİZ ZOR DEĞİLDİR.

AYRICA RÜYA TABİRİ YAPMAK BAZI TVLERE ÇIKAN NE OLDUĞU BELLİ OLMAYAN KADINLARIN İŞİ DEĞİLDİR.BU TÜR YETENEKLERE SAHİP OLMAK İÇİN DURUGÖRÜ YETENEĞİNİN YANINDA İSLAMİ FITRATTA GÜZEL AHLAK SAHİBİ OLMAKTA İSTER.

TV KANALALARINDA BAZI KADINLARIN TAROT-İSKAMBİL FAL VEYA RÜYA TABİRİ BAKMA OLGULARINA İNANMANIZ SADECE PSİKOLOJİK BİR RAHATLAMA DURUMUDUR

BU KONULARA KESİNLİKLE İNANMAYIN. DURUGÖRÜ YETENEĞİ BİR TAROT-FAL VE MEDYUMLUK DURUMLAR DEĞİLDİR.

DURUGÖRÜ HER İNSANDA BULUNAN 6.HİSSİN GELİŞİM BİÇİMDİR. SİZDE PARAPSİKOLOJİNİN DURUGÖRÜ-6.HİS KANALLARINIZIN VE YENEKLERİNİZİN ORTAYA ÇIKMASINI İSTİYORSANIZ 12 SAATLİK SERTİFİKALI DURUGÖRÜ EĞİTİMİ ALMAYI RUHSAL GELİŞİM BAZINDA GERÇEKLEŞTİREBİLİRSİNİZ.

 

Telepati Eğitimi 

Duyu dışı algı yoluyla iletişim kurma sanatı olarak Allahın insanlara el-Batın-el Habir isim ve sıfatlarıyla ruh ve zihin gücünün yansıma projeksiyonu olarak verdiği en önemli bir dış algılama ve algıları kavrama sanatıdır. Telepati=alıcı+verici+imajinasyon+frekans+modül+sembol altıgeninin uzay geometrisinde orijin sayısının, mental korelâsyon parametrik dizilimi teoreminin 41+3*6(62+812) sayı formülasyonudur.

Mental korelasyon parametresinin insan beyninde yaydığı EEG(elektroansefalografi) ölçümünün deki enerji dalga boyutları:

Algı da dâhil olmak üzere

40 Hz Gama(x) Dalgaları yüksek zihinsel aktivite, sorun çözme, astral seyahat(Tayy-i mekân) ve Bilinçaltı ruha dönüş, Telepati, Durugörü, Duyu işiti, Duyu koku, Lucid rüya,  Düşünce gücü enerjisi

13 – 40 Hz Beta Dalgaları, Aktif, Meşgul ya da Endişeli Düşünme ve Aktif Konsantrasyon, Uyarılma, Biliş…


7 – 13 Hz Alfa Dalgaları Dinlenme (uyanık iken), Uyku Öncesi ve Ön-Uyanıklık Uyuşukluk…


4 – 7 Hz Teta Dalgaları, Derin Meditasyon, Rem uykusu…


0–4 Hz Delta Dalgaları Derin Rüyasız Uyku, Vücut Farkındalık Kaybıdır.

0–40 Hz Omega perispri Dalgaları, Tüm Vücutta Gezen ve Ruh Enerjisini Standart olarak dağıtan enerjidir. Otistik ve spastik kişilerde gezinti perispri 0–10 Omega Hz gücüdür.

Telepati:

Telepati parapsikoloji literatüründe, düşünceler arasında doğrudan doğruya bağlantı kurulması, iki zihin veya ruh arasında imaj, fikir, sembol tarzında ortaya çıkan etki alış verişidir. Bilinen duyular, ya da herhangi bir araç kullanmaksızın, her türden düşünce ve duygunun zihinden zihin'e gönderilip, alınması tarzında yapılan bir haberleşmedir.

Tele-pati: kendisinde bir içgüdü, bir imaj, bir koku ve bazen de sesler halinde olan, bir fikri alma kabiliyeti. Telepati mental seviyedeki birçok psişik ve spirit olayların, fenomenlerin esası olmasından dolayı önemlidir. Ruhsal irtibatlar, derin telepatik bir birleşmedir. Telepati, evrensel bir bilgi iletişim aracıdır.

Telepatide, alıcı ve verici olmak üzere en az iki kişi vardır. Telepati esnasında düşüncesini yayan, gönderen kimseye ajan (Agent) yani verici denir. Alıcı (Percipiant) ise telepati deneylerinde süje olarak geçer. Parapsikolojide kapsamında araştırma konusu olan telepati, insan zihninin ve psişik varlığının zamanla körelmiş bir yeteneğidir.

Devamlı çalışmak suretiyle bu yetenek gelişebilir telepati yeteneği hemen hemen hepimizde bulunmasına rağmen, daha başarılı sonuçların alınmasında kişiler arasındaki heyecansal uyumun olumlu etkisi olduğu saptanmıştır. Birbirlerine âşık olan insanların, anne ve çocukların, çok samimi dostların, kardeşlerin, patron işçi ilişkisi, uzaktan kişileri etkileme veya buna benzer birbiriyle sempati bağları bulunan insanların birbirlerini, konuşmaksızın daha kolaylıkla anlaşabilmelerinin bir sebebi de budur.

Telepatik alış veriş sırasında telepatik verici, bir fikri kendi zihninden alıcının zihnine yansıtırken daha çok bu fikri içeren bir enformasyonu aktarmaktadır. Bu enformasyonlar, alıcının zihnine bir psi(ruh) alanı vasıtasıyla aktarılır. psi(ruh) alanı vasıtasıyla aktarılan enformasyon özel dalgalar halinde yayılmaktadır; telepati olayını bilimin henüz bilemediği bir güç sağlamaktadır. Nitekim hayvanlarda algılama sınırları insanlardan farklı olduğundan, bir araca, bir gerece gerek duymadan, örneğin bir köpek, bizlerin kulaklarımızın duymadığı tiz bir düdük sesini duyup, ona uyabilir. Yine çoğu evcil hayvanlarımızla, bazı diğer hayvanlar, depremlerden önce, deprem tesirlerini algılayıp, bir takım huzursuzluk belirtileri gösterebilirler.

İşte bunlar gibi, beş duyumuzla  algılayamadığımız ruhsal tesirlerden biri de, 'telepati’dir. Psişik yetenekler insanla ilgili olduğuna göre, hepsinin tarihini insanlığın başlangıcına kadar indirmek mümkündür. Fakat yazılı kayıtların hepsinde, değişik zamanlamalar rastlanmaktadır. Örneğin 19. yüzyıla kadar telepati için düşünce nakli (transmisyonu), zihin okuma, zihinsel haberleşme gibi adlar kullanılagelmiştir. belki de parapsikoloji terimleri içerisinde en çok tanınan, en çok bilinen fenomen telepati fenomenidir.

Birçok kişi telepati hakkında şöyle veya böyle birtakım bilgilere sahiptir. farklı alanlarda bu fenomen değişik şekillerde kavramlaşmıştır. Örneğin bu yetenek için zihin okuma, zihinden zihne haberleşme, düşünce transmisyonu gibi ifadelerde kullanılmaktadır. Rusya ve eski doğu bloğu ülkeleri de bio enformasyon terimini kullanmayı tercih etmişlerdir.

Telepati, düşünceler arasında doğrudan doğruya bağlantı kurulmasıdır. İki zihin veya ruh arasında imaj, fikir, sembol tarzında ortaya çıkan etki alışverişidir. Bilinen duyular, ya da herhangi bir araç kullanmaksızın, her türden düşünce ve duygunun zihinden zihne gönderilip, alınması tarzında yapılan bir haberleşmedir. Telepati: yunanca tele (uzaktan) ve pathos (duygu, düşünce) kelimelerinden telepati kelimesi türemiştir. duyu dışı algı yoluyla iletişim kurma sanatı, telepati uygulama teknikleri modül-verici-frekans-modül-alıcı formüllerin bileşkesinden oluşur. telepatik bağlantıyı kurabilmek için teknikleri bilmek şarttır.

Telepatik iletişiminin en zor kısmı frekans ayarlama ve alıcı modülü kurmadır. Telepatik bağlantıyı kurma ile insanlar uzakta olan tanıdığına veya tekniklerini öğrenmeyle birlikte istenildiği insan ile duyu dışı algı yoluyla iletişim kurabilir. bu yetenek bütün insanlarda vardır. telepatinin frekans ayarlaması ve modül kurması akademik teknik eğitim gerektirir. Telepati, -popüler anlamıyla- birbirlerinden uzakta farklı yerlerde bulunan kişilerin ek hiçbir teçhizat olmaksızın (beyinlerinden başka!) aralarında gerçekleştirdikleri düşünce aktarımı olarak bilinir. (gerçekliği ve doğruluğu mevcut Ortodoks egemen bilim anlayışınca reddedilmekle beraber, böyle bir fenomenin gerçek olması ve kontrol edilebilmesi durumunda sağlayabileceği potansiyellerin büyüklüğü, geçmişte Sovyetler birliği gibi resmi ideolojisi materyalizm-ateizm doğrultusunda şekillenmiş bir ülkenin dahi bu konuya eğilmesine sebep olmuştur. ) kelime kökeni itibariyle ise, yunanca tele-patheia: uzaktan-etkileşim anlamına gelmektedir. Yani, arada bilindik anlamda herhangi bir iletim teçhizatı olmaksızın enformasyonun-bilginin kâinatın bir noktasından diğer bir noktasına anlık olarak taşınması anlamındadır.

Kuantum telepati ise, kuantum fiziğinin önümüze serdiği garip olgulardan bir tanesini tanımlamakta kullanılan bir terim. Bu olgu, atom altı seviyedeki âlemin üyelerinin fiziksel ölçülebilir niceliklerinin bilgisini (enerji, momentum vb.) birbirleri arasında adeta telepati yapar şekilde davrandıklarıdır. Olgunun ilk gündeme gelişi, kuantum fiziğinin doğmasında büyük katkıları olan fakat daha sonraları bu yeni fiziğin ihtimallere ve belirsizliklere dayalı kâinat tasavvurundan hoşlanmayarak muhalif bir pozisyon alan Einstein ın, kuantum fiziğinin öngörülerini çürütmek amacıyla doktora talebeleri podolsky ve rosen ile 1935 yılında ortaya attığı epr (Einstein-podolsky-rosen) düşünce deneyi (1) ile olmuştur. (1) düşünce deneyi: insan aklından ve düş gücünden başka bir düzeneğe ihtiyaç duymayan hayali deneylere verilen genel isimdir.

Fakat elbette bu tür deneylerin kurgulanmasında fizik yasaları temel alınmaktadır. (*) deneyin, david bohm un önerdiği daha basit bir versiyonunu anlaşılabilirliği artırmak amacıyla basitleştirilmiş bir dille sunuyorum. Bu yazı makalesinde; telepati durumları, telepatinin kolay algılanması için örnekleme yoluyla telepatinin bilimsel açıklamaları, mesafeleri, neden olan etkenler ile ilgili düşüncelerimin yanı sıra; dünya teknolojisinin veya dünya biliminin hangi seviyede olduğu yer almaktadır... Nasıl ki radyo, TV, uydu... Ses, görüntü, sinyal... Dalgaları belirli veya belirsiz frekanslarda yayılıyorsa; beyninde düşünülen düşüncelerde (içten veya dışarıya vurulmayan; konuşma, yazışma, beden dili... olmaksızın) beyinden dışarıya ses, görüntü, sinyal...

Dalgaları gibi belirli veya belirsiz frekanslarda yayılır. Örnek: durgun suya damlayan bir su damlası nasıl ki suda dairesel bir dalga oluşturursa; beyinde düşünülen düşünceler de aynı şekilde dalgalanmalar oluşturur. Suya sürekli su damlaları damladıkça dalgalar sürekli tekrarlamalar oluşturursa; aynı şekilde de beyin sürekli düşündükçe bioelektromanyetiksel dalgalar sürekli tekrarlamalar oluşturur. Dünyada yerde bulunan radyo istasyonundan çıkan ses sinyalleri; gökyüzünde bulunan iyonosfer [atmosferin elektromanyetik dalgaları yansıtacak miktarda iyonların ve serbest elektronların bulunduğu yeryüzünden gökyüzüne kadar 70 km ile500 km lik kısmı. 2. arz atmosferinin dış bir kuşağı. Güneşten veya yıldızlararası uzaydan gelen ışımalar, burada atmosfer gazlarının atom ve moleküllerini iyonlar veya elektrikle harekete getirir. iyonosferin yüksekliği zamana ve mevsime göre değişir fakat sınırının 25 ila 50 mil arasında olduğu kabul edilir.

Işıma ve yansıtma özelliklerine göre çeşitli tabakalara ayrılır. Karakteristik bir olay, bazı radyo dalgalarını yansıtmasıdır. Bu katmanda gazlar iyon halinde bulunur. Bu yüzden radyo dalgaları çok iyi iletilir. Sıcaklık yüksektir, ancak gazlar çok seyrek olduğu için sıradan bir termometreyle ölçülen sıcaklık düşüktür.] [1] tabakasına çarpıp daha geniş bir çapta gökyüzünden yeryüzüne doğru yayılır. Örnek: ses yankılanması gibidir. Beyin, bir düşünce organı olmakla birlikte; vücudumuzun komuta organıdır. Bedensel anlamda beynimizde bulunan milyarlarca sinir hücrelerinin birleşmesiyle oluşan bir organımızdır. Beynimizdeki sinir hücreleri vücudumuzdaki tüm hücreler ile bağlantılıdır. Beynimizdeki sinir hücresinden yayılan bir sinyal hangi hücreleri harekete geçirmek istiyorsa o hücrelere sinyal gönderir; sinyalleri alan hücrelerce sinyaller algılanır. Bu gibi sinyalleri; bioelektromanyetiksel sinyaller olarak tanımlayabiliriz.

Beynimizin hücrelere komut vermesiyle birlikte vücudumuzun uzuvlarını, kaslarını... Hareket ettirir. Bu durumun tam tersi de olabilir. Yani hücrelerde beynimize bioelektromanyetiksel sinyaller gönderebilirler. Fakat beynimizin komuta ihtiyacı yokken neden hücreler beynimize sinyal göndersin? Hücrelerin beyne sinyal gönderilmesindeki amaç; hücrelerin risk altında olduğunu beyne iletmesidir. Hücrelerden beyne gelen bioelektromanyetiksel sinyaller beyinde algılanır.

Beynimiz hücrenin risk altında olduğunu algılar. Beyin hücreyi savunma amaçlı tekrar aynı hücrelere farklı bioelektromanyetiksel sinyaller gönderir. Hücreler beyinden gelen bu sinyalleri tekrar algılar; hücreler savunma amaçlı hareket ederler. [vücudumuzun dışarıdan gelen ışık, ses, darbe gibi bir uyarıda ani ve hızlı bir hareketle tepki göstermesine örnek: refleks gözümüze fazla ışık geldiği zaman gözlerimizi kapatmamız, aşırı ses duyduğumuz zaman kulaklarımızı kapatmamız, elimizi veya vücudumuzu çok sıcak veya çok soğuk suya deydirdiğimiz zaman sudan çıkartmamız... Bu gibi durumların hepsi hücrelerden beyne gönderilen sinyallerdir. Ve beynin bu gibi durumlara tutumu refleks olarak tanımlanır.

Hücrelerden beyne gelen bioelektromanyetiksel sinyaller aynı zamanda görmemiz, duymamız, hissetmemiz... İçin beynimize yardımcı olurlar. Örnek: dilimiz ile şeker ve tuz arasındaki farkı algılamak, gözlerimiz ile renkler arasındaki farkları algılamak, kulaklarımız ile sesler arasındaki farkları algılamak, tenimiz (deri) ile dokunulanlar arasındaki farkları algılamak... bioelektromanyetiksel sinyaller hücreler ve beyin arasında olduğu gibi: hücreler ve hücreler arasında veya beyin ile başka bir beyin arasında etkileşimde bulunurlar. Örnek: birisi size dokunduğu zaman dokunulduğunuzu hissedersiniz. Tokalaşma esnasında dokunduğunuz ( temas) kişinin elinin soğuk veya sıcak olduğunu algılarsınız. Bunun nedeni hücreler arasındaki sıcaklık farkının beyine iletilmesidir. Bu gibi durumların; farklı hücrelerin etkileşimde bulunduğunu basit bir örnek ile açıkladık. Bu örnek aynı zamanda beyin ile başka bir beyin arasında etkileşim kurduğunu da ispatlar.

Beyin ve beyinler arasındaki bioelektromanyetiksel sinyaller etkileşmesini telepati olarak tanımlayabiliriz. [radyo istasyonu, bir ses yayın organıdır. Geleneksel anlamda yayın havadan radyo dalgaları ile gerçekleştirilir. Günümüzde radyo istasyonları yayınlarını internet, kablo bağlantısı ve uydu gibi araçlarla da yapabilmektedirler. Klasik anlamda radyo dalgaları ile yayın yapan istasyonlar günümüzde am (amplitude modulation-genlik modülasyonu) ve FM (frequency modulation-frekans modülasyonu) olmak üzere 2 değişik yayın tekniği kullanırlar. Ancak, son yıllarda internet kullanımın hızla yayılmasıyla beraber, internet üzerinden yayın yapan radyolar da radyo dünyasına katılmıştır.] radyo istasyonu verici, radyolar alıcıdır.

Telsiz telefonlar, telsizler hem alıcı hem vericidir. Radyo istasyonu, TV istasyonu, telefon istasyonu... Veya telsizi kapatmamız durumunda verici olmadığından alıcılarda hiç bir sinyal algılamaz. Bu gibi durumlar bize dört farklı özellik belirtir. Verici istasyon, alıcı istasyon, hem verici istasyon hem alıcı istasyon, kapalı istasyon. [elektromanyetik dalga alıcısı; radyo dalgaları'ndaki ses modülasyonunu önce elektronik ortama sonrada sese çeviren elektronik alet; alıcı.]

Telepatide de aynı özellikler bulunmaktadır.

1. Verici istasyon durumu: düşünceleri yayan (düşünen),

2. Alıcı istasyon durumu: düşünceleri algılayan,

3. Hem verici hem alıcı istasyon durumu: düşünceleri hem ileten hem de algılayan,

4. Kapalı istasyon durumu: beyinler arası bioelektromanyetiksel iletişiminin olmaması veya farklı nedenlerden dolayı alıcıların veya vericilerin meşgul olması, bozulması... örnek: radyo, TV bozuk ise veya telefonlar meşgul ise

5. İmajinasyon ile frekans sağlama vericinin, alıcıyı algılayabilmesi veya imgeleyebilmesi için hayal kurma kombinasyonlarının olması örnek: hediye, renk ve obje

6. Modül veya modem yani alıcı ve verici arasında bağlantıyı sağlayıcı etken. Dünyadaki çoğu insan şu an ki zaman diliminde kapalı istasyon durumundadır. Yani çoğu insan bir şeylerle meşgul...

Radyo sinyal dalgalarının yayın mesafesi:

1. kısa dalga dinleyicisi swl (short wave listener ) yayını.

2. orta dalga yayını (mw- mid wave) ve FM normal bir radyo alıcısında.

3. uzun dalga yayını (lw- long wave)

4. uluslararası yayın am (genlik modülasyonu) (amplitude modulation) ile yayın yapmaktadır.

TV sinyal dalgalarının yayın mesafesi:

1. yerel TV yayını.

2. ulusal TV yayını.

3. uluslararası TV yayını.

4. uzay uydu TV yayını telepatide bu durumlar ile aynı gibidir:

1. kısa mesafe telepati

2. normal mesafe telepati

3. uzun mesafe telepati

4. uluslararası mesafe telepati

5. gezegenler arası mesafe telepati

6. galaksiler arası mesafe telepati

7. henüz bilinmeyen, görülmeyen, gizlenen var oluşlar ile telepati. Örnek:18 bin âlemden ruhlar âlemi.

8. meleklerle olan telepati

9. namazda secde de baş konulurken ki; ilahi telepati beyinden gelen bioelektromanyetiksel sinyaller vücudumuza yayıldığı gibi vücudumuzun dışına da yayılabilir. Elektrostatik yayılmada olduğu gibi. Örnek: radyo istasyonundan çıkan elektromanyetik sinyaller ne kadar kuvvetli (güçlü) yayınlanırsa; elektromanyetiksel sinyal dalgaları bir o kadar uzak mesafelere ulaşır. Aynı şekilde beyinden çıkan bioelektromanyetiksel düşünce dalgalar ne kadar içten (kalben) düşünülürse; bioelektromanyetiksel düşünce dalgaları da bir o kadar uzak mesafelere ulaşır. Yukarıdaki tüm olguların ilimsel olarak tanımlanması yapılmıştır.

Telepati şu an ki zaman diliminde metafizik uzmanı Gökhan hani tarafından ispatlanmıştır. Teknolojinin ilerlemeyle beyin gizemlerinin bilinmesiyle birlikte telepati herkese ispatlanır. Örnek: radyo veya TV bir zamanlar hayaldi. Telepati günümüzde bazı kişilere göre hale daha hayaldir! Bu olay bilinç olayıdır.

Telepatiye neden olan etkenlerden bazıları:

1. teknolojik araç gereçlerden yayılan elektromanyetik etkenler

2. elektromanyetik ışınların etkileri

3. dünyamızın sahip olduğu manyetik alan etkileri

4. gizli güçler...

5. dünyada gezinti yapan iki âlem arasına sıkışmış ruhlar.

 6. ışık galaksilerinde var olduğuna inanılan dünya dışı fenomenler

7. enerji çalışmaların lliastre olgusu.

8. kozmik ve evrensel enerji Entegrasyonu

 9. bioplazmatik enerjilerin horoskoplar ile kırılmaları

10. dünyada saf ve doğal halde bulunan kristallerin enerjileri dağıtması.

11. parapsikolojik yeteneklere sahip kişilerin telepatik iletişim enformasyonu

12. ledünni ilminin telepatik bağlantıları

13. yüksek derecede karşılıklı sevgi yansıması

14. doğuştan gelen duyu görü, duyu işiti ve duyu koku yetenekleri; örnek parfüm filmi.

15. içgüdüsel anne ve çocuk sevgisi günümüzde dünya teknolojisi ve bilimin seviyesi iyi gibi görünmesine rağmen zararlı etkenleri de bulunmaktadır. bazı düşüncelere göre dünya teknolojisine ve dünya bilimine henüz ilkel gözüyle bakılmaktadır. Düşüncelerimdeki en büyük teknolojilerden biri görünmezlik ve saydamlık teknolojisidir!

Görünmezlik teknolojisi bulunduğunda; diğer ülkeler savunma amaçlı görülemeyenleri görmek teknolojisi arayışı içinde olacaktır.

Görülemeyen teknoloji görüldüğü anda dünya büyük bir sürpriz ile karşılaşabilir. Görünmezlik teknolojisi: nesnelerin, canlıların veya var oluşların çıplak gözle görünmesini engelleyen bir teknolojidir.

Sahip olabiliriz. Eşinizle, sevgilinizle, öğretmeninizle, annenizle, babanızla, patronunuzla, müdürünüzle, ayrıldığınız eşiniz veya görmediğiniz çocuklarınızla, kaybolmuş kişilerle veya herhangi tanıdığınız veya tanımak istediğiniz kişilerle telepati kurabilirsiniz.

Ruhlarla telepatik trans sadece metafizik uzmanı ve psikanalist-yazar Gökhan hani tarafından gerçekleştirilebilinir.

Ruh âlemindeki konsey tarafından telepatik iletiler kanalı Gökhan hani tarafından spiritüel-ontoloji açılımı içerisinde spiritüel-kozmoloji telepatik iletişim kanalı içerisinde gerçekleştirilir.

Bu konular metafizik uzmanı ve psikanalist-yazar Gökhan hani tarafından açıklanması yasaklanmıştır. İstediğiniz ülke ve şehirde tanıdıklarınızla telepatik bağlantıda kurula bilinir.

Telepati kurabildiğiniz oranda insanları daha iyi tanıma olanağına sahip ola birsiniz. Sevdiğinizden veya sevgilinizden ayrılmışsanız, aranıza soğukluk girmişse veya uzakta olan bir yakınınıza kozmo-enformatik telepati iletişime geçebilirsiniz.

 Telepati kurslarımız başlamıştır. Telepati kurslarına katılarak, sizde uzakta özlediklerinize ve iletmek isteyip te yüz yüze iletemediniz duygu ve düşüncelerinizi iletebilirsiniz.

 

Parapsikoloji nedir ?

Parapsikoloji terimi ilk olarak 1880 li yıllarda Dessouir tarafından kullanılmıştır. Normal yaşantımızın kenarında, yanında cereyan eden fakat mevcut müspet bilgilerimizle açıklanamayan ruhi olayları ifade etmektedir.

Parapsikoloji, beş duyumuzun algısı dışında bazı olayları sezebilmek, etkileyebilmek ve geleceğe, geçmişe ait bazı şeyleri anlamaya çalışan bilim dalı olarak ortaya atılmaktadır.

Parapsikoloji etimolojik olarak ötesi anlamına gelen para- öneki ile psikoloji sözcüğünün birleşmesinden doğmuştur. En yalın anlamı ile psikoloji ötesi demektir. Ruhsal olayların psikoloji ile açıklanabilmesi , birtakım açıklanamayan, madde kalıplarına sığmayan olayların psikoloji ötesinde bir bilimle, parapsikoloji ile açıklanabileceğini düşündürmüştür.

Parapsikoloji sözcüğünün kullanılması ise daha yeni olup 20.Yüzyılda olmuştur. Bu kavram daha önce Gizli bilimler(Okültizim) ya da yanlış olarak metafizik ile karşılanmaktaydı. İnsanlığın ilk çağlarından beri açıklanamayan bir takım olaylar parapsikolojinin konusu olarak kabul edilmiştir. Parapsikolojik olaylara insanlar kuşku ile bakmaktadır. Ancak bu tür bir deneyim yaşamamış olan insanların bu kavrama kuşkuyla bakması da doğaldır. Yalnız biraz düşünürsek, evrende algılayabildiğimiz dalga türünün elektromanyetik dalgalar olduğunu biliriz. Ancak dalga boylarını algılamak için de farklı düzenekler gerekmektedir.

Örneğin FM veya AM bandından yayın yapan bir çok radyo istasyonunun yayınını çevremizde bir radyo alıcısı yoksa algılayamaz , hatta varlığından bile haberdar olamayız. Bu dalgaları algılayamamak bize böyle bir şeyin olmadığını düşündürebilir , ancak gerçekte bu dalgalar vardır ve alıcısı olanlar tarafından algılanmaktadır. Bu örneği parapsikolojik olaylar için de kullanabiliriz. Bizim bunları algılayamıyor olmamızın yanısıra, sadece az sayıda kimsenin algılıyor olduğunu iddia etmesi bu olayların aslında olmadığını kanıtlamaz , sadece bizim alıcılarımızın yetersiz olduğunu gösterir.

Parapsikoloji günümüzde artık bilimsel araştırmaların da konusu olmuştur. Parapsikolojik olarak adlandırılan olaylar artık deneyler şeklinde tekrar edilebilmekte ve sonuçlar çıkarılmaya çalışılmaktadır. 30 Aralık 1969 yılında parapsikoloji, Amerikan Bilim Geliştirme Birliği (AAAS)'ne esas üye olarak resmen kabul edilmiştir. Karar meclis, tıp, mühendislik gibi 300 bilimsel üye birlikleri delegelerinden teşekkül eden AAAS Meclisi tarafından alınmıştır Parapsikolojinin Kapsamına Giren Konular ;Duyu Dışı Algılama (ESP - Extra Sensory Perception) terimin ilk olarak ünlü araştırmacı Dr. Rhine tarafından 1934 yılında yayınlanan bir kitapla popüler olmuştur. DDA (ESP) halk dilinde Altıncı His olarak da bilinmektedir.

Bir anda , çoğu zaman da beklemediğimiz bir anda, bazı olayların içimize doğduğunu hissederiz. Bu anlık bir DDA ya örnek teşkil etmektedir. Bu his hatta bazen daha bulanık olup,zaten içime doğmuştu; diye de ifade edilmiştir. Aslında geleceğe ait olabilecek olayları potansiyel olarak hissetmemizi sağlayacak enerjiler bizimle beraberdir. Ancak bunu belli zamanlarda belli bir hassasiyeti olan kişiler sezebilir. Bu sezgiler çeşitli şekillerde ortaya çıkabilir. Bunlar bazen haberci rüyalar bazen içe doğan hisler bazen de bir vizyon olarak karşımıza çıkarlar.

Duyu dışı algılama ve PSİ dalgaları adını verdiğimiz paranormal olaylar:

-Parafizyolojik olaylar (hipnoz, suni uyku),

-Parapsişik olaylar (telepati, duru görü), olmak üzere sınıflandırılabilir.

Parapsikoloji bilimi aşağıdaki PSİ (psişik, ruhi yetenekleri ve olayları) incelemektedir:

-Telepati (Teliepathy): Diğer bir insanın zihin haline veya düşüncelerine karşı bir uyanıklık ve algılamadır. Bu daha çok arkadaşlar, kardeşler ve sevgililer arasında yaygın olarak ortaya çıkmaktadır. Deneyler kesinlik kazanmamış olsa da bir başkasını düşündüğümüzde belli bir enerji yaydığımızı ve bu enerjini o kişiye ulaştığını söyleyebiliriz. Bu tür enerjilerde mesafenin önemi olmadığı nereden gönderilirse gönderilsin yerine ulaştığı gözlemlenmektedir.

-Duru görü (Clairvoyance, Telestezi): Bir olay veya bir şeyin normal duyumlar dışında, uzaktan algılanmasını sağlayan uyanıklıktır.

-Önceden bilme (Precognition, Kehanet): Henüz cereyan etmemiş bir olayı görmek ve açıklamaktır.

-Zihnin madde üzerine etkisi (Telekinezi): Bir insanın fiziki organlarını kullanmadan, diğer bazı güçlerini kullanarak, maddeler üzerinde etkili olmasıdır. Bir başka deyişle insan düşüncesinin fiziki bir nesneyi doğrudan etkileyebilmesi anlamına gelmektedir. Bu konudaki en belli başlı örnekler maddeleri hareket ettirebilen insanlar, istediği nesne yanına getirebilenler ve çatal bıçak gibi aletleri uzaktan büken kişilerdir.

-Psikometri (Psychometry): Bir insan veya olay hakkında, geçmişte ve gelecekte olacak veya olmuş şeyler hakkında cansız bir obje yardımıyla bilgi sahibi olmaktır.

-Radyestezi (Dawsing): Bir anten, çubuk veya sarkaç ile cisimlerin ve canlıların neşrettikleri dalgaları algılayarak, yeraltı su kaynakları ve madenlerin keşfedilmesi ve hastalıkların teşhis edilmesidir.

-Psikotograf (Psychophotograph): Hasta ile fiziki temas olmadan, uzaktan görme kabiliyetiyle tıbbi hastalık teşhisi yapmaktır.

-Ön teşhis (Paradiagnostic): Hasta ile fiziki temas olmadan, uzaktan görme kabiliyetiyle tıbbi hastalık teşhisi yapmaktır.

-Para Medicine: Çağdaş tıbbın açıklayamadığı değişik yollarla, hastalıkları iyileştirme metodudur.

-Zihinle vücut kontrolü : irade dışı çalışan organların nasıl kontrol altına alınabileceğini öğrenmektir.

-Vücut dışı deney (Out of body experience) OOBE,

Astral Projeksiyon: Fiziki vücudun dışında, ruh veya zihnin, mekan ve zaman içinde serbest dolaşımıdır. İnsan bilincinin gelişmesi sonucu, insanlığı ilgilendiren birçok konu ve alanda büyük değişiklikler ve yararlı gelişmeler meydana gelmiştir. Henüz çok yaygın kitlelerce benimsenmemesine rağmen olağandışı bilinç hallerinden elde edilen bulguların yakın bir gelecekte psikoloji, psikiyatri, tıp, eğitim, felsefe, kozmoloji vb gibi bilim dallarında büyük değişimlere yol açması çok güçlü bir olasılıktır. Bilincin bedenle ve beyinle sınırlı olmaması bilinçdışı düzeyde tüm insanlarla ve her şeyle sürekli iletişim ve etkileşim içerisinde olduğumuz anlamına gelmektedir. Nitekim bu bağlantı halini sezmiş olan Jung kolektif bilinçdışı kavramını ortaya atmıştır.Geleceği ve geçmişi algılama fenomenleri bilincimizin belli durumlarda zaman sınırlarını da aşabildiğini göstermektedir. Geçmişin duyular dışı yolla algılanması daha makul olmakla birlikte geleceğin algılanması mantık süreçlerimizi alt üst etmektedir ve bu fenomen epeyce bir süre daha metafizik uzmanı gökhan hani yi meşgul edecektir. 

Psikokinezi, teleportasyon, şifacılık ve uzaktan etkileme fenomenleri bilincimizin fizik maddeyi direk olarak etkileyebildiğini ve fizik yasaları aşabildiğini göstermektedir Enerji Alanlarıyla İlgili Algılamalar: Aura ve enerji alanlarıyla ilgili görüler, hastalık teşhisleri

-Mistik Deneyimler ve Kozmik Bilinç: Evrensel birlik ve kozmik bütünlüğün idraki Zamansal Sınırların Aşılması ve Distorsiyon:

-Retrokognisyon: Geçmişe ait olayların duyular dışı yoldan algılanması

-Prekognisyon:Geleceğe ait olayların duyular dışı yoldan algılanması

-Geçmiş Enkarnasyonlara Ait Deneyimlerin Hatırlanması: Geçmiş yaşama ait kendiliğinden ya da değiştirilmiş bilinç hallerinde meydana gelen hatırlamalar

-Zaman Distorsiyonu: Olağandışı bilinç hallerinde zaman genişlemesi ve daralmasına ilişkin deneyimler Olağan Gerçeklik Çerçevesindeki Duyular Dışı Algılamalar

1- Mekansal Sınırların Aşılması:

-Telepati: Başka kişilerin zihinlerindeki düşüncelerin ve hislerin algılanması

-Uzaktan Algılama: Durugörü, Uzaktan Hissetme ve Beden Dışı Deneyimler

-Mikro-Algı ve Röntgen Görüşü:Atomaltı parçacıkların duyular dışı yolla gözlenmesi, iç organlara ait gözlemler Psikokinezi Zihnin, bilinen anlamda herhangi bir fizik etki olmaksızın madde üzerinde herhangi bir türde etki meydana getirmesi olarak tanımlayabileceğimiz psikokinezi bilerek ya da bilmeden karşılaştığımız oldukça yaygın bir fenomendir. Bu konuyla ilgili olarak yürütülen deneysel çalışmalar zihin gücüyle cisimleri hareket ettirebilen insanların sayısı az olmakla birlikte sıradan insanların, maksatlı bir konsantrasyon ile maddeyi atomik düzeyde etkileyebileceğini ortaya koymuştur. Bununla ilgili olarak yapılan deneylerde radyoaktif elementlerdeki rastgele atomik değişimlere bağlı olarak çalışmak üzere dizayn edilmiş elektronik aletlerin insan zihni tarafından anlamlı etkiler üretecek biçimde etkilenebildiği deneylerle ispatlanmıştır

Prekognisyon ve Retrokognisyon (Geleceğin ve Geçmişin Bilinmesi) İnsan bilinci bazı özel durumlarda duyular dışı yoldan geleceğe ya da geçmişe ait algılamalara sahip olabilmektedir. Bu algılama, durugörü biçiminde vizyonlarla, sezgisel olarak ya da sesler tarzında gerçekleşebilir. Prekognisyon fenomenlerinin çoğu rüyalarda görülmekle birlikte uyanıklık halinde vizyonlar ya da sezgiler tarzında da ortaya çıkabilmektedir. Bu fenomen bazen bilinçdışı tahmine dayalı sezgisel algılamalarla karışsa da gerçek prekognisyonlarda özel bir olay hakkında çok açık ve net bir biliş söz konusu olmaktadır Durugörüyle yakından bağlantılı bir başka psişik fenomen ise psikometri yeteneğidir.

Psikometri bir cismin ya da bir mekanın geçmişiyle ilgili kayıtların duyular dışı yoldan algılanmasına verilen addır. Bu tip bir çalışma için psikometri yeteneği olan kişi incelenecek cismi genellikle eline alır ve bu esnada hafif bir transa girerek o cisim hakkında aldığı görüntü ve izlenimleri aktarır Durugörü yeteneğine sahip bazı kimseler de canlıların etrafındaki aura adı verilen enerji alanını algılayabilmekte ve bu enerji alanının durumuna göre o kişinin sağlık durumu ya da kişiliğiyle ilgili olağanüstü teşhisler yapabilmektedirler Durugörü veya uzaktan algılama fenomeni doğal uykuda rüya tarzında gerçekleşebileceği gibi, hipnotik transta, uyku ile uyanıklık arası hallerde, dalgınlık anlarında ve trans hallerinde ortaya çıkabilmektedir.

Durugörü ve Uzaktan Algılama Duyu organlarının erişiminin ötesindeki uzak bir yerden bilgi alma olarak tanımlayabileceğimiz durugörü (clairvoyance) duyular dışı algılamaların önemli bir bölümünü kapsayan bir fenomendir. Bu yeteneğe sahip insanlar kendiliğinden ya da bilinçli olarak uzak mekanları algılayabilir orada olmakta olan olayları görüp izleyebilirler Durugörü fenomenlerini genel hatlarıyla şu şekilde sınıflandırabiliriz.

1- Gözler kapalı olduğu halde çevrenin algılanması

2- Saydam olmayan nesnelerin ardını görebilme

3- Başka insanların bedenlerinde olup bitenleri, iç organları, bunların fizyolojik işleyişlerini ve enerji alanını görebilme; bedendeki bozukluk ve hastalıkları bu yolla teşhis edebilme.

4- Uzak ve kapalı bir ortamdaki canlı ve cansız nesneleri ve olayları algılayabilmek

5- Geçmiş veya gelecekteki olaylarla ilgili durugörü

6- Ruhsal boyut ve hiperfizik varlıklara ait algılamalar

a) Telepati Beş duyu organını kullanmadan, iki ya da daha fazla zihin arasında bilgi alışverişi olarak tanımlanan telepati hemen her insanın çeşitli derecelerde deneyimlemiş olduğu bir fenomendir. Telepatiyle ilgili olarak yapılan çok sayıda deney zihinden zihne düşünce ve imaj naklinin mümkün olduğunu ve bu aktarımın uzaklıktan etkilenmediğini göstermiştir. Özellikle hiçbir elektromanyetik radyasyonun geçemeyeceği koşullarda yapılan deneyler telepatik iletişimin bilinen fizik vasıtalar aracılığıyla gerçekleşmediğini göstermiştir İnsan bilincinin bedenle sınırlı olmadığını açık seçik bir biçimde gözler önüne seren iki olgu da, Bilinç dışı deneyimdir.Tipik bir Bilinç dışı deneyim olayı genellikle kendiliğinden oluşur ve daha çok uyku, meditasyon, anestezi, hastalık ve travmatik acılar sırasında ortaya çıkar (bununla birlikte diğer bazı koşullarda da ortaya çıktığına rastlanmıştır). Bu durumda, kişi birden zihninin bedeninden ayrılmış olduğu konusunda canlı bir his içinde olur. Genellikle, kendisini bedeninin üzerinde havada yüzer durumda bulur, diğer mekanlara gidebileceğinin ya da uçabileceğinin farkına varır. Bu beden dışı yolculuklara,Astral Seyahat veya Bilinç Projeksiyonu da denilmektedir ve bazı insanlar bunu bilinçli olarak yapabilmektedirler.

b.)Hipnozun bilincin yapısı hakkında önemli ipuçları içeren bir başka kullanım alanı ise regresyon çalışmaları olmuştur. Hipnotik trans altında, kişiyi geçmişe döndürmek ve geçmişte yaşadığı anıları tekrar yaşatmak mümkün olmaktadır. Bu yöntem günümüzde birçok araştırmacı tarafından doğum öncesini ve geçmiş yaşamları araştırmak için kullanılmaktadır. Bu alandaki çalışmaların insan bilincinin yapısı ve ölüm sonrası varlığın sürmesi bakımından çok önemli imaları vardır.

 

PARAPSİKOLOJİK YETENEKLER

Metafizik uzmanı Gökhan Hani'nin yaptığı çalışmalar sonucunda,insanların (ruh) spiritüalinde çeşitli doğa üstü yetenekler keşfetmiştir.

Profesyonel parapsikoloji araştırmalarında ancak gözle görülerek inanılacak çeşitli olay ve olgular insanları şok etse de,metafizik uzmanı Gökhan Hani bu çalışmaları yerinde gözlemlemiştir.

Çeşitli madenleri elleriyle tespit edenleri,elleriyle balık yakalayanları kinetik enerjileriyle çok değişik ve doğa üstü olayları inceleme devam edecektir.

Atmokinesis ;

Atmosferi ve atmosfer olaylarını kontrol etme yeteneğidir. Havayı ve hava olaylarını kontrol eder.Havanın nasıl olacağını önceden his ederek,yağmurun,karın veya havanın ılıman olacağını tahmin edebilir.Hava olaylarına göre ruhunun durgunluğu ve hareketliliği oluşur.

 

Büyük Marmara depreminde çoğu insanda bulunan bu parapsikolojik yetenek kanıtlanmıştır.Gökyüzünde çeşitli ışık ve bulut küreleri görünmeleri depreme işarettir.En son Van depreminde de bazı insanlar gökyüzünde farklı renk kümeleri ve bulutlar görmüşlerdir.

 

Ayrıca atmosfer katmanında yer alan İyonosferdeki evrensel çekim alanlarını değiştirici aletler yapan ülkelerde vardır.Alaska daki Haarp teknolojisi,Teslanın çalışma teorilerini geliştirerek,gökyüzünden yeryüzüne elektro manyetik akımlar yolluyarak yeryüzü kırık fay hatlarını harekete geçirebilir.

Aynı zamanda Haarp teknolojisiyle atmosfer olaylarına(Yağmur) etki edilebilir.

Fakat unutulmamalıdır ki,gökyüzü olayları Allahın emrindeki melekler tarafından tabiat olayları kontrol edilir.Büyük bulutları melekler çeker,gökyüzünde bulutları çeken melekleri bazı parapsikolojik yeteneğe sahip olan insanlar görmüşlerdir.Kuran-ı kerimin bazı surelerinde tartıyla oynamayın diye ayetler yer alır.Hangi ülke gökyüzündeki tartıyla oynarsa onun kaç misli fırtına ve kasırgaya maruz kalır.

Zaten bir hadiste de bu açıklanmıştır.Peygamber efendimiz gökyüzünde bulut gördüğünde hemen dua ederdi,bunun sebebi gökyüzünden büyük ve görevli meleklerin yeryüzüne indiği işaretidir.

Bu konular parapsikolojik çalışmalar içerisindedir.Bu konuyla ilgili akademik çalışmalarımız mevcuttur.

Biokinesis ; Biokinesisler canlıların DNA kodlarını yazıp onları tedavi edebilirler.Vücutsal olayları kontrol yeteneğidir. Biokinesis yeteneğiyle insan vücudundaki saklı hastalıklar söylenebilir.Ve beyin onu otomatikman terapi edebilir.Biokinesis enerjisine sahip türkiyede bir çok insanla Metafizik uzmanı Gökhan Hani karşılaşmıştır.Tırnak-El-Parmak-Ayak ve Gözlere bakarak insan vücudunda bulunan tüm hastalıkları durugörüyle hisseden insanlar vardır.Bu kişilerin isimleri verilmeyerek,saklanılacaktır.

Chronokinesis ; Zamanı yavaşlatma, ileri-geri alma,bazen kısa süreli durdurma yeteneği olup,bu yeteneğe sahip olan çok az insan vardır. Bu yeteneğe sahip olan insanlar çok aşırı derece nostaljik aşk fenomenleridir.Zaman fenomenlerini yaşadıkları ana bağlı olarak,ruhsal güçleriyle değiştirmenin yanında,durdurma olayına girer.Zaman yönetimini kendi auralarıyla yaşadıkları zamanda durdurabilirler.Kader dondurulur,fakat değiştirilemez.Kuran-kerimin El-Keyf süresinde Ashabı keyf denilen yerde yani magarada Yemliha,Mekselina,Mislina,Mernuş,Debernuş,Şazenuş,Kefeştatıyuş ve kıtmıyr 7 kişi ve köpekleri de zamanda durdurulmuşlardır.309 yıl kaderleri dondurulmuş,yani bekletilmişlerdir.

Cryokinesis ; Termal atomları kontrol yeteneğidir.Sel ve bazı doğa olaylarını durdurma yeteneğine sahiptirler.Bu tür insanlar radyolojik ışınlara maruz kalsalar bile,vücutlarında hiçbir değişiklikler olmaz.Bu konu çok geniştir.Termal enerji üreten santrallerde uzun süreli çalışan kişilerin DNA larına girerek,doğan çocuklarında bu gizli yetenek oluşur.Suyun kendisini sevdiği bu yeteneğe sahip insanlar vardır.Bir yerde meydana gelen seli ALLAHIN fıtratlarına verdikleri yeteneklerle durdurabilen insanlarda yaşamaktadır.İstanbulun üsküdar ilçesinde türbesi bulunan Aziz Mahmud Hüdayi H.z nin Seli ve suyu kontrol etme duasıyla fıtratı donatılmış derler. 

Electrokinesis ; Elektronları ve elektriği kontrol etme yeteneği olarak,elektronik beyin sahibi insanların üzerindeki biomanyetik aktivasyondadır. Ani elektrik çarpan insanlarda, daha sonradan görülür.Ani elektrik çarpan insanlarda farklı mistik olaylar yaşanabilmektedir.Bu tip insanlar yetenekleri hep saklarlar.Bu tip insanlarda çeşitli ve çok farklı yetenekler vardır.Bu tip yeteneğe sahip olan insanlara elektrik çarptığında beyin tepe çakrasını ve 3 göz çakrasını otomatikmen açtığından çok şeyi önceden görebilir veya sezebilirler.

Hydrokinesis ; Suyu kontrol etme yeteneğidir. Sulu ortamlarda yaşayan ve suyu kendilerine yaşam biçimi olarak seçen insanlarda bu yetenek vardır.Bu tür insanlar suya devamlı,vücutlarını temas ettirmek zorundadır.Yada psikolojimken depresyona girmektedirler, bu yüzdende aldıkları anti depresanlar onlara fayda vermeyip,zarar verir.Sulu yerlerde yaşarlar,yani denizin,ırmağın ve gölün bulunduğu kıyılarda yada çoğu denizcidirler,denizi çok severler,denizden ayrı kaldılar mı depresyona girerler.Vücutlarındaki tek tedavi şekli sudur.Hidroterapi en çok bu tip fıtratta olan hastaları tedavi eder.Bu tip insanlar hep deniz kenarlarında evleri vardır,yada denizcidirler.

Magnetokinesis ; Manyetik alan ve manyetizim kontrolüdür.Mıknatısları kontrol etmede magnetokinesistir. Manyetik alanlarda fazlaca bulunan insanlarda bu olgu oluşur.Ellerine aldıkları elektronik madde birden bire çalışabildiği gibi,durabilirde.Üzerine mıknatıs gibi demirler yapışır.Türkiyede bu tip yeteneğe sahip insanlar çoktur.Google,de bu tip insanların resmini görebilirsiniz.Metal olan tüm demirler üzelerine yapışır.Bu tür insanlar insan vücudunda bulunan büyük hastalıkları ellerle çekebilme yeteneklerine 8 aşamalı bioenerji dersleri aldıktan sonra kavuşabilirler.

Photokinesis ; Işığı oluşturan protonları ve ışığı kontrol yeteneği olarak çok az insanda bulunur.Türkiyede bir veya iki kişide bu yetenek vardır,biri elektrik ve elektronik mühendisidir,diğeri ise hurdacı bir gençte görülmüştür.Bunların isimleri saklanmaktadır.

Psychokinesis (Telekinesis) ; Cisimleri hareket ettirme yeteneğidir. Bu yeteneğe sahip insanlar vardır.Bu tip insanlar çoktur,eğitimlede gelişebilir,telekinezi yeteneğe sahip türkiyede ve dünyada çok insan vardır,fakat hepsinin gücü birbirinden farklıdır.

Pyrokinesis ; Ateş ve benzeri sıcak plazmaları kontrol yeteneğidir. Plazma tik enerji yoğunlaşmasını algılarlar.Türkiyede bu tip yeteneğe sahip olan kişiler vardır.

Evlerinde hep yangın çıkar,nereye giderlerse gitsinler ya o evin perdesi tutuşur yada tahta olan herhangi birşey.

Terrakinesis ; Toprağı ve toprak olaylarını kontrol yeteneğidir.Bazı tarla çalışanlarda ve çiftçilerin ruh spiritüalinde bu yetenek vardır.

Umbrakinesis:Buda Photokinesisin tersidir...Işığı nötrolize etmeye...karanlık oluşturmaya yarar...

Thermokinesis:Cyrokinesisin tersidir..sıcaklık arttırmaya ısıtmaya yarar..

Lygrokinesis:İç enerji kontrol etme..Pis-Balı,Güç Kalkanı gibi özellikleri vardır...

Gravitakinesis:Yerçekimi etkisini kontrol etme...Depremleri ilk fark eden kişilerdir.Bu tip fıtrata sahip olan kişilerin topukları,ayakları veya bedenlerinde elektriklenme olarak depremi önceden hissedebilirler.

Geokinesis:Terrakinesis olarak ta bilinir...Fiziksel olarak yeryüzüne etkiyi kapsar,deprem olaylarını zihniyle kontrol edebilir.Deprem olmadan önce derin bir hüzne ve sebepsiz sıkıntıya girerler.

Chlorokinesis:Bitkiler üzerinde etki...Bitkilerle telepatik ve empatik ruhsal iletişime geçer.

Audiokinesis:Seslgalarını Kontrol etme...Bu yetenek daha çok yunus balığı eğitmenlerinde ve hayvan hipnotizörlerinde bulunur.

Aerokinesis:Rüzgarı Kontrol Etmek...Bazı insanların ben rüzgarın gelişiyle neşelenirim,yada rüzgarın oğluyum sözü mecazi olsa da bu olayın gerçeklik payı vardır.

TÜRKİYEDE PARAPSİKOLOJİ Doğa üstü olay ve olguları inceleme altına alan, psikokinezi,telepati, telekinezi, esp ve önsezi vb gibi duyu üstü konuları içeren bilim üstü bilimdir.

Bazı insanlarda bu yetenekler fazlasıyla vardır, fakat bu yeteneklerini bilemediklerinden ya da kullanmasını bilmediklerinden dolayı körelmektedir. Parapsikolojik rahatsızlıklar çağımızda artış göstermektedir. Modern tıp bu konularda aciz ve çaresiz kalmaktadır. İnsan vücudundaki enerji gücünün fazlalığı ve eksikliği çeşitli hastalıklara neden olabilmektedir.

Parapsikolojik yeteneklere sahip insanlar çoğu yerde bunları insanlara söyledikleri zaman anormal karşılanırlar. Bu olay ruhta biriken enerjinin fazla olmasından kaynaklanmaktadır. Bu enerji güçleri dengelenebilmektedir. Parapsikolojik yetenekler bazen de insan yaşamını kolaylaştırmaktadır. Bazı insanlar bu yetenekleri sayesinde olacak bazı şeyleri önceden tahmin edebilir ve yeni gördükleri insanları tanımakta zorluk çekmezler.

Parapsikoloji çok geniş bir bilimdir. Parapsikoloji sadece pratik bir oluşum geliştirir. Parapsikolojik yeteneklere sahip olan insanlar çevresindeki bazı insanlar ile bilinçsiz telepati kurarak da onları etkileyebilir ve etkilenebilirler.

Ülkemizde parapsikoloji bir bilim olarak kabul görmemektedir. Bu alanda üniversitelerde eğitim verilmemekle birlikte araştırmalar yapılmamaktadır. Halbuki Rusya,Kanada, Amerika ve Çin gibi ülkelerde bu konularda eğitim vermekle birlikte araştırmalarını genişletmişlerdir. Ülkemizde parapsikolojik yeteneği olan insan sayısı çok fazladır.

Dünyanın hemen hemen her yerinde çeşitli doğaüstü olaylar cereyan etmektedir.Bunları ne pozitif bilimlerle uğraşan(Bilimadamları)ne medyumlar,ne hacı hocalar,nede sosyal bilimlerle uğraşanlar algılayabilir.Dünyada yaşanan tüm doğa üstü olayları inceleyip yorumlayabiliyoruz.İnsanların ufo adını taktıkları melekler,insanlara görünen beyaz giysili ve sakallı varlıkların boyutsal yaşantılarını,neden maddi dünyada göründükleri konularında bizlere danışın.

Google.com arama motoruna Medyum yazdığında karşınıza binlerce medyum çıkmaktadır.Bu medyumların binlerce görükmesi ve gözükmeyen onbinlercesinin olmasıda çabası.Dünya literatürü incelendiğinde medyum olmanın bazı şart ve kaideleri vardır.Bu şartlar ve kaideler sadece Türkiyede medyum yetiştiren akademinin olması anlamına gelmez.Parapsikoloji konularında eğitim almamış hiçbir medyum gerçek medyum olma hakkına ilimsel olarak kazanamaz.Türkiye de faaliyet yürüten hangi medyum parapsikoloji eğitimi almış yada nerden almıştır.Ülkemize yakın olan Azerbeycandan alınan parapsikoloji eğitimi çok dar ve çok aciz bir persfektiftedir.Türkiyede faaliyet yürüten tüm medyumları İnternational Special Metaphysics Academy merkezimize bekliyoruz.Sizde medyum olmanın ilk şartı doğuştan yetenek fakat neden doğuştan yeteneklerinizi parapsikoloji eğitimi alarak pekiştirmiyor yada kendinizi İlimsel açıdan geliştirmiyorsunuz.Neden sizin de geniş ilimsel bir derya olan parapsikoloji eğitiminiz ve  sertifikalarınız olmasın.Merkezimizin yürüttüğü profesyonel parapsikoloji eğitim ve seminerlerine başvurarak sizde gerçek medyumluğun gerçek kimliğini kendinizde yaşatarak,size sorunlarıyla size gelen kişilere yardımcı olun.Gerçek medyumların kalitesi international special Metaphysics Academy den geçer.

İnternational special Metaphysics Academy merkezimizin amacı Türkiye de doğuştan yetenekli olan medyumlarımızı Parapsikoloji ve diğer eğitimlerimizle Dünya medyumları arasında görmektir.Medyumluğun okulu olur mu!Demeyin!Zaman kaybetmeyin.Medyumluğun okulu olmaz ama,parapsikolojinin okulu olur.Türkiyede ki tüm medyumlara İnternational Special Metaphysics Academy kapılarını açıyor.Dünya da faaliyet yürüten tüm ünlü medyumlar Parapsikoloji,spiritüalizm,telepati,psikometri,durugörü,duruişiti,duyukoku,astralseyehat,bioenerji,psikokinezi,kehanet,feng shui,yaşam koçluğu,havas,negatif varlıklar,nazar,vefk,nezaket,dua şifası,hipnotizma,mesmerizm,manyetizma,tarot,astroloji,fal,prekognisyon,mistizim,deja vu,teleportasyon vb eğitimler için Sertifikalı eğitimlere international special metaphysics academy bünyesinde katılın.

Medyumik eğitimlere katılmak isteyen tüm medyumların eğitim seviyesine ve öğrenim durumuna bakılmaksızın,parapsikolojik tüm eğitimlere katılabilirler.Medyumik yeteneğe sahip olan tüm halkımıza d parapsikoloji eğitim konuları açıktır.

Zaman değişiyor,Dünya küreselleşirken 23 aralık 2012 Maya Takvim Yılı Parapsikoloji yılı olarak tüm dünya genelinde kabul ediliyor.23 ARALIK 2012 Maya Takvim yılına girmeden foton çağının gelişimi olan  Bilinç düzeyinizi parapsikolojik eğitimlerle geliştirin.

İNTERNATİONAL SPECAİL METAPHYSİCS ACADEMY